Patrilocality türkçesi Patrilocality nedir

  • Evlenen çiftin kocanın babasının oturduğu yerde oturmasını öngören evlilik düzeni.
  • Kadının evlenince kocasının ailesiyle birlikte yaşaması.
  • Babayerlilik.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Patrilocality ingilizcede ne demek, Patrilocality nerede nasıl kullanılır?

Patrilocal : Babayerli. Evlendikten sonra, erkeğin ailesinin bulunduğu yere yerleşen (aile).

İngilizce Patrilocality Türkçe anlamı, Patrilocality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Patrilocality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.

Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

Agnation : Soydaşlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Hısımlık.

 

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği. Yaş kümesi.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Affection : Hastalık. Duygulanım. Eğilim. Duygusal yakınlık. Muhabbet. Sevgi. Alaka. Şefkat. Etkileme.

Acculturation : Kültürel etkileşim. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Ekinsel yozlaşma. Çevresindeki kültürü kabullenme.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Patrilocality synonyms : acclimatation, adjustment in marriage, adaptive behavior, alienation, aesthetic, abilities.