Pawnbrokers türkçesi Pawnbrokers nedir

  • Rehin karşılığı borç veren.
  • Rehin dükkanı.
  • Rehinci.
  • Faizle borç para veren.
  • Tefeci.
  • Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan.

Pawnbrokers ingilizcede ne demek, Pawnbrokers nerede nasıl kullanılır?

Pawnbroker : Rehin dükkanı. Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan. Rehinci. Tefeci. Tefecilik yapan gerçek kişi. Rehin karşılığı borç veren. Faizle borç para veren.

Pawnbroking : Tefecilik.

İngilizce Pawnbrokers Türkçe anlamı, Pawnbrokers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pawnbrokers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cutthroats : Zalim. Kıran kırana. İnsafsız. Cani. Kıyasıya. Amansız. Aydınlanmak. Acımasız. Katil.

Moneylenders : Faiz karşılığı borç para veren kimse. Banka. Faizci. Sarraf.

Jew : Kazıkçı satıcı. İbrani. Sıkı pazarlık yapmak. Yahudi. Musevi. Yahudilik inancına mensup kişi.

Broker : Acenta. Komisyoncu. Kendi adına alım ve satımda bulunamayan ancak alıcı ile temsilci arasındaki pay ve borç belgitleri alım ve satımına aracı olan kişi. Aracılık yapmak. Aracı simsar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşgüder. Aracı. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi.

Pawn shop : Tefeci dükkanı.

 

Hockshop : Rehinci dükkanı. Karşılığında birtakım kişisel eşyaları alarak faizle kredi veren dükkan.

Discount broker : Senet karşılığı peşin faizle borç para veren. Düşük komisyonlu aracı. İskontocu. Senet karşılığı borç para veren. Iskontocu.

Money lender : Murabahacı. Borç veren. Faizci. Ödünç para veren. Mukriz.

Dolly shop : Gemi bakkalı.

Lender : Ödünççü. İkraz eden. Borç para veren kişi. Mukriz. Borç veren kimse. Ödünç para veren. Borç veren. Ödünç veren.

Pawnbrokers synonyms : hockshops, pawnshops, loan shark, moneylender, uncles, pawnbroker, pawnshop, cutthroat, pawn broker, loaner, pledgee, brokers.

Pawnbrokers zıt anlamlı kelimeler, Pawnbrokers kelime anlamı

Borrower : Kredi alan. Ödünç alan kimse. Borç para alan kişi. Borç alan. Borçlanan. İstikraz eden. Borç alan kimse. Borçlu. Ariyet alan.