Jew türkçesi Jew nedir

Jew ile ilgili cümleler

English: There is neither Jew nor Gentile, neither slave nor free, nor is there male and female, for you are all one in Christ Jesus.
Turkish: Ne Musevi, ne de musevi olmayan, ne köle ne de özgür vardır, ne erkek ne de dişi vardır, zira Mesih İsa'da hepiniz birsiniz.

English: Ali certainly spends a lot of money on jewelry.
Turkish: Ali kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.

English: Mordecai the Jew was a cousin of Queen Esther.
Turkish: Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.

English: Ali asked Mary what she had bought at the jewelry store.
Turkish: Ali Mary'ye kuyumcuda ne satın aldığını sordu.

English: Ali and Mary went to the jewelry store together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte kuyumcu dükkanına gittiler.

Jew ingilizcede ne demek, Jew nerede nasıl kullanılır?

Jew baiter : Yahudi aleyhtarı. Yahudilere sıkıntı veren ya da taciz eden kimse. Yahudi düşmanı.

Jew baiting : Yahudi aleyhtarı. Aktif yahudi düşmanı. Yahudi halkıyla alay eden.

Jew fish : Sarı hani. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, hanigiller (serranidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, akdeniz'de yaşayan bir tür. orfoz balığı.

 

Jew to his bones : Baştan aşağı yahudi olan. Kemiklerine kadar yahudi. Yahudiliğe çok düşkün olan.

Who is a jew law : Bir kişinin yahudi olarak tanımlanabilmesi için içinde belirtilen şartları nedeniyle çok kızgın dalgalar yaratan yasa. Yahudi kimdir yasası.

Becoming a jew : Yahudiliğe geçme. Musevi yaşam tarzını benimseyiş. Museviliğe geçme. Yahudi olma. Yahudi yaşam tarzını benimseyiş. Musevi olma. Musevilik dinini kabul etme. Yahudilik dinini kabul etme.

Devout jew : Mütedeyyin musevi. Dindar musevi. Dindar yahudi.

Jewel : Kıymetli taş. Mücevher. Saat taşı. Mücehver. Takı. Değerli insan. Değerli taş. Değerli (kimse veya şey). Cevher. Değerli taşlarla süslemek.

Messianic jew : Yahudiliğin hz. isa'nın gelişinin eski ahit peygamberleri tarafından önceden haber verildiğini ve hz. isa'nın yahudi mesihi olduğunu iddaa eden alışılmışın dışında bir kolunun yandaşı. Mesih yahudiliği yandaşı.

Wandering jew : Amaçsızca dolaşan yahudi. Avare yahudi. Sarmaşık türünden veya tırmanıcı bitkilerin herhangi biri. Hz. isa'nın çarmıha gerildiği gün hz. isa'ya vurduğu için sonsuza kadar dolaşmaya mahkum olan bir ortaçağ efsanesi karakteri. Gezgin yahudi. Telgrafçiçeği.

İngilizce Jew Türkçe anlamı, Jew eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bagel bender : (kırıcı argo) musevi kimse.

Individual : Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Ferdi. Özel. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kimse. Tek. Kişisel. Birey. İnsan. Birbirinden ayrı.

 

Somebody : Biri. Önemli birisi. Bir kimse. Kimisi. Kimse. Önemli kimse. Birisi. Şahsiyet. Bazısı.

Israelite : İsrailli.

Drive a hard bargain : Sıkı bir pazarlık sonucu birçok şey elde etmek. Sıkı bir pazarlık yaparak fiyatı çok indirmek. Sıkı pazarlık etmek. Sıkı bir pazarlığa girişmek.

Brokers : Tellal. Komisyoncular. Komisyoncu. Simsar.

Sheeny : Parlak. Yahudi (kötü). Pırıltılı.

Pawn broker : Rehin karşılığı borç para veren kimse. Rehinle ödünç para veren kimse. Rehinci.

Judaic : Museviliğe ait veya onunla ilgili olan. Yahudilere ait.

Mortal : Ölümcül. Aşırı. Ölüm. İnsanoğlu. İnsan. Amansız. Mortal. Ölümlü. Öldürücü. Geçici.

Jew synonyms : orthodox jew, hymie, sephardic jew, conservative jew, reform jew, pawnbroker, jewish, jewry, israelites, broker, sephardi, haggles, money lender, person, jewess, zionist, pawnbrokers, discount broker, zealot, moneylenders, kike, loan shark, moneylender, judaical, kikes, wandering jew, judaeo, haggled, essene, semite, cutthroats, hockshops, hater.

Jew ingilizce tanımı, definition of Jew

Jew kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An Israelite. After the return from the Babylonish captivity, any member of the new state. A Hebrew. Originally, one belonging to the tribe or kingdom of Judah.