Pays türkçesi Pays nedir
Pays ile ilgili cümleler
English: Ali always pays his rent on time.
Turkish: Ali her zaman kirasını zamanında öder.
English: Ali pays about 25% of his income in taxes.
Turkish: Ali gelirinin yaklaşık %25' ini vergi olarak ödüyor.
English: Ali never pays much attention to what his teacher says.
Turkish: Ali öğretmeninin söylediğine asla çok dikkat etmez.
English: Ali always pays attention in class.
Turkish: Ali her zaman sınıfta dikkat eder.
English: Ali never pays attention to what I say.
Turkish: Ali ne söylediğime hiç dikkat etmez.
Pays ingilizcede ne demek, Pays nerede nasıl kullanılır?
Polluter pays principle : Kirleten öder prensibi. Çevreyi kirletinin bunun bedelini ödemesi gerektiği, diğer bir deyişle çevre kirliliğinin denetim maliyetinin topluma ödettirilmesinden daha çok kirletenlere ödettirilmesini (içselleştirilmesini) ifade eden uluslararası çevre hukukunun bir ilkesi. Kirleten öder ilkesi.
Mal du pays : Vatan özlemi. Yurt özlemi.
Paysand : Verimli kum. İşletilmesi verimli olan petrollü kum yatağı.
Payslips : Maaş bordrosu. Maaş ödendi makbuzu.
Maldupays : Evseme. Yurtsama.
Prepays : Peşin ödeme. Ön ödeme yapmak. Önceden ödemek. Parasını önceden ödemek. Peşin ödemek. Parasını önceden vermek.
Repays : Parayı geriye vermek. Altında kalmamak. Aynen iade etmek. Ödemek. Mukabelede bulunmak. Telafi etmek. Karşılığını vermek. Geri ödemek. Karşılık vermek. Geri vermek.
Pay a compliment : İltifat etmek. Kompliman yapmak.
Underpays : Az ücret vermek. Hak ettiği maaştan az vermek. Hak ettiğinden az para vermek. Az para vermek.
Spays : Kısırlaştırmak (dişi). Kısırlaştırmak. Kısırlaştırmak (dişi hayvanı).
İngilizce Pays Türkçe anlamı, Pays eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Indemnify : Zararını ödemek. Korumak. Geri ödemek. Teminat vermek. Kaybolanı yerine koyma, dokuncayı karşılama, ödencede bulunma. Zararı ödemek. Tazmin etmek. Zarar görmeyeceğine dair peşinen kefil olmak. Sigorta ettirmek.
Add up to : Eklemek. Bir yekun tutmak. Anlamına gelmek. Demek olmak. Demeğe gelmek. -e varmak. Tutmak. Demeye gelmek. Tutmak (bir yekun).
Merited : Hak etmek. Hak etmiş. Layık olmak. Hak eden.
Brushes : Fırçalamak. Sürtünmek. Sıyırmak. Süpürmek.
Execute : Sergilemek. Uygulamak. İnfaz etmek (bir yargıyı). Gerçekleştirmek. İdam etmek. Yapmak. Tatbik etmek. İcra etmek.
Kissed : Öpmek. Öpülmüş. Hafif dokunulmuş. Dokunmak.
Antings : Bop (poker). Para koymak. Para sürmek. Giriş. Bop. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Ön. Önce.
Costs : Tutmak. Masarif. Mal olmak. Giderler. Neden olmak. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Sarfiyat. Maliyetler.
Contribute : Vermek. Katılmak. Vermek (bağış olarak). Bağışlamak. Katkı yapmak. Payı olmak. Bağışta bulunmak. Yardım etmek. Neden olmak. Katkıda bulunmak.
Travel by : Yolculuk etmek.
Pays synonyms : go past, run by, grease one's palms, whisk by, locomote, get back at, charge, recompensed, anteed, reciprocate, pay out, pass by, prepay, ante up, cough up, bottom, amount to, kick back, amount, repaying, repays, skirt, atone for, tithe, be worthy of, pay cash, kisses, coughing up, travel, clears, defray, kiss, move.
Pays zıt anlamlı kelimeler, Pays kelime anlamı
Pay cash : Nakit ödemek. Peşin ödemek.
Underpay : Az vergin vermek. Az ücret vermek. Hak ettiğinden az para vermek. Hak ettiği maaştan az vermek. Az para vermek.
Charge : Sorumlu tutmak. Saldırmak. Yük. Harç. Suçlama. Yükümlülük. Bilgi vermek. Doldurmak. Taarruz. Ücret.
Pays antonyms : overpay, take, stay in place.

Bu kısımda Pays kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pays ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pays anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pays ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.