Peanut butter türkçesi Peanut butter nedir

Peanut butter ile ilgili cümleler

English: Ali had a peanut butter and jelly sandwich for lunch.
Turkish: Ali öğle yemeği için bir fıstık ezmesi ve jöleli sandviç yedi.

English: Ali made himself a peanut butter sandwich.
Turkish: Ali kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.

English: Ali made a peanut butter and jelly sandwich.
Turkish: Ali bir fıstık ezmesi ve jöle sandviç yaptı.

English: Ali made himself a peanut butter and jelly sandwich.
Turkish: Ali kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.

English: Ali made Mary a peanut butter and jelly sandwich.
Turkish: Ali Mary'ye bir fıstık ezmeli jöle sandviç yaptı.

Peanut butter ingilizcede ne demek, Peanut butter nerede nasıl kullanılır?

Peanut : Önemsiz kimse. Fıstık. Küçük adam. Önemsiz miktarda para. Yeryangak. Yerfıstığı. Baklagiller (leguminosae) familyasından, sarı çiçekli, açımlayan legümen tipi meyvesi olan ve meyvesi toprak altında gelişen, 1-3 tohumlu, tek yıllık, otsu bitki. Çerez parası. Küçük.

Butter : Tereyağ. Krek kokain. Dalkavukluk. Sadeyağ. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı. Yağcılık. Yağ sürmek. Margarin. Tereyağı. Tereyağı sürmek.

Peanut bar : Fıstıklı gofret.

Peanut brittle : Yerfıstığıyla yapılan bir şekerleme.

 

Peanut gallery : Tiyatroda en üst sıra. Sinemada en arka sıra. Tiyatrodaki en üst balkon. Fikirleri önemsenmeyen kişiler (grubu). Tiyatro salonunun en ucuz bölümü.

Peanut hull : Yer fıstığı işlemesinde elde edilen, kırık iç fıstık içerebilen, iç yer fıstığının dışını örten zardan oluşan bir ürün. Yer fıstığı zarı.