Peeled türkçesi Peeled nedir

Peeled ile ilgili cümleler

English: Ali peeled the carrots.
Turkish: Ali havuçları soydu.

English: Ali peeled the apple.
Turkish: Ali elmayı soydu.

English: Ali peeled the potatoes.
Turkish: Ali patatesleri soydu.

English: Ali peeled the banana and ate it.
Turkish: Ali muzu soydu ve onu yedi.

English: Ali peeled the apple for Mary.
Turkish: Ali Mary için elmayı soydu.

Peeled ingilizcede ne demek, Peeled nerede nasıl kullanılır?

Being peeled : Soyulma.

Easily peeled : Kolayca soyulan. Kolayca soyulan bir kabuğu olan (muz gibi).

Keep your eyes peeled : Tetikte ol. Gözlerini dört aç. Gözetim altında tut.

Unpeeled : Kabuğu soyulmamış. Kabuklu.

Peeler : Aynasız. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Polis (ingiliz ingilizcesi). Kabuk soyucu. Soyma makinesi. Soyacak. Soyucu. Soyma bıçağı. Polis. Striptizci.

Orange peel effect : Portakal kabuğumsu görüntü. Pürüzlü yüzey.

Lemon peel : Limon kabuğu.

Peel strength : Soyulma dayanımı. Kabuk dayancı.

Peelers : Striptizci. Polis. Polis (ingiliz ingilizcesi). Soyucu. Soyacak. Soyma bıçağı. Kabuk soyucu. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Soyma makinesi.

 

Vegetable peeler : Sebze soyacağı. Sebzeleri soymak için kullanılan mutfak aleti. Sebze soyucu.

İngilizce Peeled Türkçe anlamı, Peeled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peeled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Graze : Hayvanları otlatmaya elverişli, doğal veya yapay bir bitki örtüsü bulunan, otları seyrek ve kısa boylu, biçilmeye uygun olmayan engebeli arazi. Sıyırmak. Otlamak. Sıyırıp geçmek. Sıyrılmak. Otlatmak. Otlanmak. Mera. Eskrim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bares : Çıplak. Çıkarmak. Açık. Açmak. Açığa vurmak. Gözle görülür hale getirmek. Açılmak.

In the state of nature : Doğal haliyle.

Pared : Soymak (elma vb.). Budamak. Kırpmak. Kabuğunu soymak (elma vb.). Kısmak. Yontmak. Kesmek (tırnak).

Contusions : Yara. Bere. Ezilme. Eziklik. Çürük. Ezik. Kontüzyon (bedende).

Pare : Tırnak kesmek. Kesmek (tırnak veya peynir kabuğu vb'ni). Yontmak. Kabuğunu soymak (elma vb.). Kesmek (tırnak). (tırnak) kesmek. Kısmak. Kırpmak. Budamak.

Husk : Kavuz. Zarf. Kovan. Kabuk. Besleme değeri genellikle ait olduğu bitkinin samanından biraz yüksek olan, harman sonu elemeyle elde edilen buğdaygil ve baklagillerin tohum dış örtüsü, yaprak kırıntıları ve bunların tozları. Tahıl kabuğu. Kapçık. Dış yapraklarını soymak (mısır başağının).

Burgle : Ev soymak. Soymak (ev vb). Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak (ev).

In the buff : Anadan doğma. Çıplak. Şallak mallak.

Barked : Havlamak. Bağırmak. Öksürmek. Sıyırmak. Çığırtkanlık yapmak.

Peeled synonyms : naked as a jaybird, bare ass, bare assed, destitute, strips, rawest, discase, disrobes, bared, burglarise, contusion, stark naked, stripping down, undresses, hull, strip down, disrobe, in the altogether, excoratio, excoriate, disrobed, abrasions, bark, husks, hulled, peeling off, grazes, discases, burglarize, rawer, decorticate, strip, birthday suit.

 

Peeled zıt anlamlı kelimeler, Peeled kelime anlamı

Clothed : Örtmek. Bürümek. Giydirmek. Giysi sağlamak. Renklendirmek. Giydirilmiş. Sarmak. Zenginleştirmek. Giyinmiş. Kaplamak.