Perineural türkçesi Perineural nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sinir şeridini çeviren.
  • Perinöral.

Perineural ingilizcede ne demek, Perineural nerede nasıl kullanılır?

Perineuritis : Perinevrit. Sinir zarı yangısı. Perinörit.

Perineurium : Epinöryüm içinde bulunan sinir hücresi grubunu dıştan örten, yassı epitel karakterinde hücresel ve lifli elemanların bulunduğu örtü. Perinöryum. Periner. Sinir zarı. Perifer sinir sisteminde bir sinir teli demetini çevreleyen ve içerisinde düz kas hücrelerinin de bulunduğu bağ dokusu. Perinöriyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinir demeti kılıfı. Siniri çevreleyen zar.

Perineum : Anüsle meme veya skrotum arasında olan bölge, perineum, hlk. ican. pelvis zeminiyle pelvis çıkışını içeren yapıların tümü. Perine. Leğenin alt bölümü. Apış arası. Apışarası. Tenasül uzuvları ile makat arasındaki kısım. Bacak arası. Anüs ile cinsel organ arası.

Perinea : Anüs ile cinsel organ arası. Apış arası.

Perineal fistula : Perineum fistülü. Özellikle kısraklarda güç doğum komplikasyonu olarak rektumla vajina arasında biçimlenen fistül.

Abdominoperineal : Karın apışarası.

Perinephric pseudocyst : Perinefrik yalancı kist. Genellikle yaşlı erkek kedilerde, böbrek kapsülasıyla karın zarı arasında tek veya çift taraflı, karın bölgesinde şişkinlikle belirgin, idrar, kan, lenf veya transudat içeren, fiziksel darbe, operasyon, tümörler, konjesyon veya yüksek atardamar basıncı gibi nedenlerden kaynaklanan, epitelle döşeli olmayan patolojik boşluk, perirenal higrom, kedilerin perirenal kisti, kapsüler hidronefrozis, retroperitoneal perirenal kist.

 

Perinephric : Perinefrik. Böbreği saran.

Perineorrhaphy : Perineorafi.

Perineal reconstructive surgery : Perineum rekonsturiktif cerrahi. Perineum bölgesinde biçimlenen değişik derecelerdeki yaralanma ve yırtıkların onarıldığı cerrahi girişim.

İngilizce Perineural Türkçe anlamı, Perineural eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perineural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre.

Perineural synonyms : a cells, aardvark, a cell, acacia, a site, aardwolf.