Permanent education türkçesi Permanent education nedir

  • Tam gün okul ya da üniversite öğrenimini bitiren ya da belli bir öğrenim basamağından ayrılan gençler ile yetişkinlere yaşamları boyunca sürekli olarak öğrenme ve yetişme olanakları sağlanmasını öngören eğitim anlayışı. özel nitelikte okullar, eğitim merkezleri, yüksek okullar ve üniversitelerin, geleneksel ya da akademik programlar yerine esnek ve kılgısal programlar uygulayarak yetişkinlere sağladığı eğitim.
  • Sürekli eğitim.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Permanent education ingilizcede ne demek, Permanent education nerede nasıl kullanılır?

Permanent : Temelli. Asil. Değişmez. Kalımlı. Sabit. Yerleşik. Baki. Permanant. Sürekli.

Education : Yetiştirme. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Eğitimbilim. Eğitme. Öğrenim. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Öğretim. Eğitim. Tahsil.

 

Permanent cell : Daimi hücreler. Permanent hücre.

Permanent cells : Daimi hücreler. Sinir, düz kas ve kalp kası hücreleri gibi doğumdan sonra çoğalma yeteneklerini kaybeden ve rejenerasyon yeteneği olmayan hücre grubu, permanent hücre, irreverzibl postmitotik hücreler.

Permanent cinema : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belli bir yerde, yalnız sinema olarak çalışmak üzere kurulmuş yapı. gezici sinemanın karşıtı. Yerleşik sinema.

Permanent company : Belli bir yeri olan ve hep o yerde gösteriler düzenleyen tiyatro topluluğu. Yerleşik topluluk.

İngilizce Permanent education Türkçe anlamı, Permanent education eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Permanent education ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Okul. Akademi.

 

Continuing education : Sadece yarı zamanlı eğitim görebilen ve bir derece almaya yönelik olmadan bilgilerini arttırmak isteyen öğrenciler için tasarlanmış olan kolej veya üniversite dersleri programı.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Academic year : Öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Ünsiyet. Ülfet. Yetiştirim.

Permanent education synonyms : abstract intelligence, achromatopsia, active school, academic preparation, ability group, abnormal child, abulia.