Permissibleness türkçesi Permissibleness nedir

  • İzin verilebilirlik.
  • Müsaade edilebilirlik.

Permissibleness ingilizcede ne demek, Permissibleness nerede nasıl kullanılır?

Maximum permissible dose : İzin verilen en yüksek doz. Azami müsaade edilebilir doz.

Maximum permissible pressure : İzin verilen en yüksek basınç.

Maximum permissible temperature rise : İzin verilebilir en yüksek sıcaklık artışı.

Permissible : Müsaadde edilebilir. Hoşgörülebilir. İzin verilebilir. Müsaade edilebilir. Mubah. Olurlu. Müsade edilebilir. İzin verilmesi mümkünse. Helal. Caiz.

Impermissible : Müsaade edilemez. İzin verilemez. Yasak.

İngilizce Permissibleness Türkçe anlamı, Permissibleness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Permissibleness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lenience : Müsamaha. Hoşgörü. Yumuşaklık.

Unpermissive : Sert (baba vb). Hoşgörüsüz. Hoşgörülü olmayan. Sert. Müsamahasız. Seçmeli olmayan. Otoriter (ebeveyn vb). Katı. Disiplinli. İsteğe bağlı olmayan.

Permissive : Her şeye açık. Aşırı hoşgörülü. Hoşgörülü. İzin verici. İzin veren. Seçmeli. Liberal. İsteğe bağlı. Fazla müsamahakar. Aşırı müsaadekar.

Disposition : İdare. Eğilim. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kural. Düzenleme. Niyet. Hal. İstek. Yaradılış. Kullanma yetkisi.

 

Temperament : Temperament. Yaradılış. Ölçülülük. Coşku. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İtidal. Doğa. Akort. İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış. Beden ve ruh yapılışından gelen anıklıkların tümü. kişiliğin duygusal ve heyecansal yönleri. duygusal görevlerin ya da beden yapısına ilişkin belirleyicilerin sürekli niteliği, bk. huy.

Acceptance : Kabul etme. Kabul. Alınma. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Bir alan araştırmasında bilgi almak üzere başvurulan kişilerin araştırma amaçlarını benimseyerek araştırıcıyla işbirliği yapmaları durumu. İttihaz. İcabet. Onaylama. Uygun bulunma. Razı olma.

Indulgence : Anlayış gösterme. Haz. Kendine bir şey yapma izni verme. Şımartılma. Boyun eğme. Yüz verme. Düşkünlük. Bağışlayı. Hoşgörü.

Tolerance : Dayanıklılık. Tolerans tanımak. Oynama payı. Hoşgörülülük. Tahammül (organizma vb'ne özgü). Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu. İhtiyat payı. Müsamaha. Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı. Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Toleration : Göz yumma. Dayanma. Tahammül. Sabır. İzin. Müsamaha. Müsaade. Tolerans. İzin verme. Müsaade etme.

Sufferance : Hoşgörü. Tahammül. Göz yumma. Dayanma. Müsamaha. Pasif rıza. Katlanma.

Permissibleness synonyms : overtolerance, leniency.

 

Permissibleness zıt anlamlı kelimeler, Permissibleness kelime anlamı

Unpermissive : Hoşgörüsüz. Müsamahasız. Seçmeli olmayan. Sert (baba vb). Otoriter (ebeveyn vb). Sıkı. Katı. Disiplinli. İsteğe bağlı olmayan. Hoşgörülü olmayan.

Permissive : Serbest. Müsamahakar. Fazla müsamahakar. İzin verici. Seçmeli. Hoşgörülü. Aşırı müsaadekar. Her şeye açık. Liberal. İzin veren.

Permissibleness antonyms : unpermissiveness.