Pharmacist türkçesi Pharmacist nedir

Pharmacist ile ilgili cümleler

English: He is licensed as a pharmacist.
Turkish: O, bir eczacı olarak ruhsatlıdır.

English: Ali was a pharmacist.
Turkish: Ali bir eczacıydı.

Pharmacist ingilizcede ne demek, Pharmacist nerede nasıl kullanılır?

Pharmacists : Eczacı. Eczacılar.

Pharmacies : Eczane. Eczaneler. Eczacılık.

Pharmaceutic : Farmasötik.

Pharmaceutic preparation : İlaçların, etkin olmayan belirli yardımcı maddelerle karıştırılarak kolayca uygulanabilen özellikte hazırlanmış özel sunum biçimi. Farmasötik örnek.

Pharmaceutical : İspençiyari. İlaç kullanımı ile ilgili. İlaç kullanımına ait. Eczacılık ile ilgili. Eczacılığa ilişkin. Eczacılığa ait. Farmasötik. Farmasötikal.

Pharmaceutist : Eczacı.

Pharmacodynamics : Farmakodinamik bilimi. İlaç etkilerini inceleme bilimi. Farmakodinamik.

Pharmaceuticals : Tıbbi ilaçlar. Tıbbi ürünler. Farmasötikler.

Pharmachogenetic : Farmakogenetik. İlaç etkinliği ve kinetiğinin etnik gruplar arası farkını inceleyen bilim dalı.

Pharmacodynamic : Deney hayvanları ve insanlarda ilaçların fizyolojik, biyokimyasal ve patolojik olaylar üzerindeki etkilerini inceleyen farmakoloji alt dalı. Farmakodinami. Farmakodinamik. İlaçların canlı organizma üzerindeki etkilerinin incelenmesi.

 

İngilizce Pharmacist Türkçe anlamı, Pharmacist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pharmacist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispensers : Dağıtıcı alet.

Drugmaker : İlaçlar karıştıran ve hazırlayan kimse.

Corpsmen : Tıp asistanı (abd ordusu). Sıhhiye.

Chemist : Kimyacı. Kemist. Kimyager. Farmasyen.

Health professional : Tıbbi görevli. Sağlık uzmanı. Sağlık hizmeti sunan kişi. Sağlık alanlarının herhangi birinde çalışan kişi (fiziksel veya zihinsel). Tıbbi veya hastabakıcılık hizmeti sunan kişi. Hastalık veya engellilik hallerini belirlemeye yardım eden kişi.

Dispensing chemist : İlaç hazırlayan kimyager.

Dispenser : Dağıtıcı. Dispensır. Dağıtan kimse. Tevzi eden. Dağıtıcı alet. Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır. Dağıtma makinesi. Dağıtma aracı.

Health care provider : Tıbbi veya hastabakıcılık hizmeti veya tedavi sağlayan kimse. Sağlık hizmeti sunan. Sağlık hizmetleri kuruluşu. Hastalık veya engellilik belirlemeye yardım eden kimse. Sağlık hizmetleri uzmanı.

Druggists : Reçete yapmaya yetkili kişi. İlaç satan kişi.

Pharmacist synonyms : pcp, pill roller, primary care provider, pill pusher, pharmaceutical chemist, pharmaceutist, druggist, corpsman, pharmacists, apothecary, pharmacologist, caregiver, chemists, apothecaries.

Pharmacist ingilizce tanımı, definition of Pharmacist

Pharmacist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A druggist. One skilled in pharmacy. A pharmaceutist.