Dispenser türkçesi Dispenser nedir
- Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır.
- Eczacı.
- Dağıtıcı alet.
- Dağıtma makinesi.
- Dağıtıcı.
- Dağıtma aracı.
- Tevzi eden.
- Dağıtan kimse.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Dispensır.
Dispenser ile ilgili cümleler
English: You can only drink water from the water dispenser.
Turkish: Sadece su sebilinden su içebilirsin.
Dispenser ingilizcede ne demek, Dispenser nerede nasıl kullanılır?
Cash dispenser : Bankamatik. Bankomat. Para çekme makinesi.
Data dispenser : Veri dağıtıcısı.
Water dispenser : Suyu dağıtan cihaz. Su sebili. Su dağıtıcısı.
Dispensers : Eczacı. Dağıtıcı alet.
Dispense justice : Adalet dağıtmak.
Dispensaries : Dispanser. Askeri revir. Bakımevi. Sağlıkevi. Bakım evi. Askeri eczane. Sağlık merkezi.
Dispense : Hazırlamak (ilaç). Bağışlamak. Tevzi etmek. Başarmak. Dağıtmak. Hariç tutmak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Hazırlamak (ilaç vb). İlaç hazırlamak. İlaç yapıp vermek.
Dispensable : Mazur görülebilir. Ehemmiyetsiz. Önemsiz. Gözden çıkarılabilir. Zorunlu olmayan. Vazgeçilebilir. Gereksiz. Olmasa da olabilir. Elzem olmayan.
Dispensation : Yazgı. Dağıtım. Hariç tutma. Kader. Muafiyet. Bölme. Af. Dönem (bir dinin etkili olduğu). Takdiri ilahi. Tertip.
Dispenses : Vazgeçmek. Hazırlamak (ilaç vb). Bağışlamak. Hazırlamak (ilaç). Hariç tutmak. Tevzi etmek. Uygulamak. Başarmak. Dağıtmak. (ilaç veya reçete) hazırlamak.
İngilizce Dispenser Türkçe anlamı, Dispenser eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dispenser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Provider : Aile geçindiren kimse. Tedarik eden kişi. Geçindiren kimse. Donatan. Tedarik eden kimse. Sağlayan kimse. Teçhiz eden. Karşılayan kimse. Bakan kimse.
Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Abaksiyal.
Scatterers : Genişletip yayan kimse.
Aerosol : Aeresol. Ayresol. Tenekte asıltı. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aerosol. Havalı asıltı. Sprey tüpü. Katı ya da sıvıların bir uçtun ortamda ince parçacık ya da damlacık halinde dağılarak asılı kaldığı karışım. Havada asıltı. Asıltılı uçun.
Distributors : Distribütör. Dağıtımcı.
Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın.
Sprayer : Püskürteç. Sprey. Pülverizatör. Püskürtücü. Pistole. Püskürgeç. Sıvı püskürten kimse. Tabanca.
Fill in light : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Destek ışığı. Dolgu ışığı.
Dispenser synonyms : aerosol container, aerosol can, slinger ring, roll on, soap dispenser, apothecary, dispensator, nebulizer, dispensers, aerosol bomb, deliverer, dissipative, chemist, disperser, abdominal ovariectomy, abdominal distention, druggists, distributer, druggist, atomizer, dispersive, abdominal pain, abattoir, a c deformity, pharmacist, drugmaker, inhalator, spray, atomiser, deliveryman, dispersers, nebuliser, a c syndrom.
Dispenser ingilizce tanımı, definition of Dispenser
Dispenser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, dispenses. A distributer. As, a dispenser of favors.

Bu kısımda Dispenser kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dispenser ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dispenser anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dispenser ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.