Distributors türkçesi Distributors nedir
Distributors ile ilgili cümleler
English: Do you have any sales distributors in Japan?
Turkish: Japonya'da hiç satış distribütörleri var mı?
Distributors ingilizcede ne demek, Distributors nerede nasıl kullanılır?
Marks of distributors : Malın üzerine konulan dağıtımcı markaları. Dağıtımcı markaları.
Distributorship : Distribütörlük. Dağıtımcılık. Dağıtıcılık. Dağıtma hakkı.
Distributorship agreement : Distribütörlük anlaşması. Temsilcilik sözleşmesi. Markanın dağıtım işlerinde kullanılması için, çeşitli ülkelerin dağıtımcıları ile yapılan anlaşma. Distribütörlük sözleşmesi. Marka dağıtımcılığı anlaşması.
Distributor advance : Distribütör avansı.
Distributor arm : Distribütör kolu.
Distributor disk : Distribütör diski.
Distributor housing : Distribütör kutusu. Distribütör yuvası. Distribütör muhafazası.
Distributor head : Distribütör başı.
Asphalt distributor : Asfalt distribütörü. Beton asfalt sericisi. Sıvı asfalt dağıtıcısı.
Distributor rotor : Dağıtım makarası. Tevzi rotoru. Tevzi makarası. Tevzii makarası. Dağıtıcıdaki akımı ateşleme sırasına göre ateşlik teli uçlarına ileten, dağıtım dingiline bağlı dönel parça. Distribütör rotoru.
İngilizce Distributors Türkçe anlamı, Distributors eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Distributors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Releasers : Serbest bırakıcı. Yayımlayan subay. Serbest bırakan.
Wool stapler : Yün taciri.
Seller : Satan kişi veya kurum. Satılan şey. Satıcı. Bayi. Satan. Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi.
Middleman : Tellal. Mutavassıt. Yapımcı, üretici ile tüketici arasına girerek her ikisini de dokuncalandıracak bir tutum ve davranışla kendisine yarar sağlayan kişi. Tellak aracı. Aracı. Alıcı-satıcı arasındaki aracı kurum. Madrabaz. Kabzımal. Simsar.
Distributor : Bayi. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Belli bir coğrafi bölgede, imalatçıdan aldığı malları tekrar satan ve imalatçı ile yaptığı sözleşme gereği söz konusu malların dağıtımına ilişkin özel hakları bulunan gerçek veya tüzel kişi. Müvezzi. Atletizm, bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ateşleyici. Sıralayıcı.
Jobber : Borsa uğraşçısı. Parça başına çalışan işçi. Karaborsacı. Taşeron. Aracı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borsada kendi yararına taşınır değer alıp satan. yurt dışına mal gönderen ya da mal getirten, mal alıp satan aracı. borsa temsilcileri ile iş gören kişi. Borsa aracısı. Vurguncu. Toptan dağıtımcı.
Dispenser : Tevzi eden. Dağıtma makinesi. Dispensır. Dağıtan kimse. Dağıtıcı alet. Eczacı. Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır. Dağıtma aracı.
Dispersers : Dağıtan kimse veya şey. Dağıtan.
Deliverer : Dağıtım yapan kişi. Kargo görevlisi. Sağlayan. Temin eden. Teslim eden kimse. Teslim eden. Kurtarıcı. Kargocu. Kurtarıcı kişi.
Distributors synonyms : dispensator, releaser, renter, dispersive, disperser, provider, renters, dealer, roundsman, dissipative, branch, wholesaler, agent, distributive, supplier, diffuser, dispersant, retailer, distributer, deliveryman, ship chandler, fill in light, retail merchant.
Distributors zıt anlamlı kelimeler, Distributors kelime anlamı
Tributary : Haraçlı. Akarsu kolu. Geleğen. Haraç veren hükümet. Kol akarsu. Irmak ayağı. Irmak kolu. Haraca bağlanmış, vergi ödeyen: erdel, osmanlı devletine haraçlı bir beylikti. Kol. Anaırmağa karışan akarsu, bk. ikincil kollar.

Bu kısımda Distributors kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Distributors ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Distributors anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Distributors ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.