Releasers türkçesi Releasers nedir

  • Serbest bırakıcı.
  • Dağıtımcı.
  • Yayımlayan subay.
  • Serbest bırakan.

Releasers ingilizcede ne demek, Releasers nerede nasıl kullanılır?

Releaser : Yayımlayan subay. Serbest bırakan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtım işiyle uğraşan kimse. Dağıtımcı. Serbest bırakıcı.

Release button : Açma düğmesi. Deklanşör. Tetik tuşu. Serbest bırakma düğmesi. Kilit kaldırma butonu. Düğme. Kilit açma düğmesi.

Release command : Salma komutu. Salma komutu röle. Bırak komutu.

Release condition : Salma durumu.

Release current : Salma akımı röle. Salma akımı. Açılma akımı.

Release state : Salma durumu röle. Salma durumu.

Release time : Salma süresi. Devir zamanı. Salma süresi röle.

Release mechanism : Salıcı. Salıverme mekanizması. Salıcı röle. Bomba salış tertibatı. Serbest bırakma tertibatı. Salış tertibatı.

Release on bail : Kefaletle serbest bırakmak. Kefaletle tahliye etme. Kefaletle salıvermek. Kefaletle tahliye. Kefaletle serbest bırakma. Kefaletle salıverme.

Release lever : Ayırma kolu.

İngilizce Releasers Türkçe anlamı, Releasers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Releasers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Loose : Salıvermek. Serbest bırakmak. Kaçmak. Ateş etmek. Gevşek. Ateşlemek. Çözmek. Bol. Atmak. Oynak.

 

Discharge : Atmak. Serbest bırakmak. Taburcu etmek. Malı taşıtından dışarı çıkarma. İşten kovmak. Taburcu etmek (hastayı). İltihap çıkmak. Akım. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. Tahliye etmek.

Disengage : Salıvermek. Kurtulmak. İlgisini kesmek. Çözmek. Kurtarmak. Bağlantılarını kesmek. Geri çekilmek (askeri terim). Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Bağlantısını kesmek. Serbest bırakmak.

Releaser : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtım işiyle uğraşan kimse.

Let go : İşine son vermek. Gevşetmek. Koyvermek. Salmak. Boşlamak. Serbest bırakmak. Bırakmak. Gevşemek. Kendini koyvermek. Salıvermek.

Parole : Kefaletle serbest bırakma. Şeref sözü. Mahkumun şartlı tahliyesi. Parola. Şartla salıverme. Şartlı tahliye. Mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak. Şartlı tahliye etmek. Tutukluya verilen izin. Kefaletle serbest bırakmak.

Releasing : Affetmek. Koyvermek. Serbest bırakma. Salma. Deklanşöre basmak. İpoteğini çözmek. Muaf tutmak. Gevşetmek. Yayın izni vermek. Feragat etmek.

Pop : Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Çabucak giymek. Patlatma. Patlamak. Ateş etmek. Bumlamak. Patlatmak. Pat diye sormak. Sokuvermek.

Distributors : Dağıtıcı. Distribütör.

Liberate : Özgürlüğüne kavuşturmak. Azat etmek. Kurtarmak. Özgürlük tanımak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Özgürleştirmek. Özgürlüğe kavuşturmak.

Releasers synonyms : let go of, muster out, unspell, renter, relinquish, bring out, let out, deliveryman, unleash, unloosen, run, distributer, liberating, unloose, bail, unchain, distributor, unclasp, wholesaler, seller, withdraw, renters, let loose, toggle, roundsman, free, unhand, bail out.

 

Releasers zıt anlamlı kelimeler, Releasers kelime anlamı

Hold : (elinde) (bir şey) tutmak. Muhafaza etmek. İyi çekim. Sahip olmak. Geçerli olmak. Sadık kalmak. Zaptetmek. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Dayanmak. Geminin içi, yük konulacak yeri.

Engage : İşgal etmek. Tutturmak. Çalıştırmak. Tutmak. İşe almak. Saldırmak. Bağlamak. Kullanmak. Hücum etmek. Taahhüt etmek.

Clasp : Kavrama. Kavramak. Kopçalamak. Tutmak. Tokalamak. Kopça. Toka ile tutturmak. Sımsıkı tutmak. El sıkışmak. Toka.

Releasers antonyms : enlist, spell, confine.