Releaser türkçesi Releaser nedir

  • Yayımlayan subay.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Dağıtım işiyle uğraşan kimse.
  • Serbest bırakıcı.
  • Dağıtımcı.
  • Serbest bırakan.

Releaser ingilizcede ne demek, Releaser nerede nasıl kullanılır?

Releasers : Serbest bırakan. Serbest bırakıcı. Yayımlayan subay. Dağıtımcı.

Release button : Kilit açma düğmesi. Açma düğmesi. Deklanşör. Tetik tuşu. Serbest bırakma düğmesi. Düğme. Kilit kaldırma butonu.

Release command : Salma komutu. Salma komutu röle. Bırak komutu.

Release condition : Salma durumu.

Release current : Salma akımı. Salma akımı röle. Açılma akımı.

Release time : Devir zamanı. Salma süresi. Salma süresi röle.

Release therapy : Serbest bırakma terapisi.

Release mechanism : Salıverme mekanizması. Serbest bırakma tertibatı. Salıcı röle. Salıcı. Salış tertibatı. Bomba salış tertibatı.

Release schedule : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlence çizelgesi. Bir izlencenin yayın günü, saati, süresi, konusu, yapımcısı, yönetmeni ve yapımla ilgili bütün gerekli bilgileri kapsayan çizelge. belirli bir süre içinde bu çeşit ayrı ayrı izlencelerin birleştirilmesinden oluşan çizelge.

Release state : Salma durumu. Salma durumu röle.

İngilizce Releaser Türkçe anlamı, Releaser eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Releaser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliveryman : Dağıtıcı. Kurye. Kargo görevlisi. Kargocu.

Merchandise : Ticari eşya. Ticaret eşyası. Alışveriş etmek. Satılık eşya. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. -in ticaretini yapmak. Satın almak. Alıp satmak. Ticari mal.

Parole : Kefaletle serbest bırakmak. Mahkumun şartlı tahliyesi. Şartlı tahliye. Tutukluya verilen izin. Söz. Parola. Kefaletle serbest bırakma. Şartla salıverme. Şartlı tahliye etmek. Şeref sözü.

Distributor : Sıralayıcı. Bayi. Atletizm, bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belli bir coğrafi bölgede, imalatçıdan aldığı malları tekrar satan ve imalatçı ile yaptığı sözleşme gereği söz konusu malların dağıtımına ilişkin özel hakları bulunan gerçek veya tüzel kişi. Distribütör. Ana bayii. Ateşleyici. Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı. Dağıtaç. Dağıtıcı.

Roundsman : Devriye.

Product : Sonuç. Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Çarpım. Hasıla. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların fiziki değerleri. Netice. Meyve. Mahsul. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Renter : Kiracı.

Wholesaler : Toptancı. Toptan satış yapan gerçek ya da tüzel kişi. Toptan mal alıp satan kimse.

Renters : İşletici. Kiracı. Kiraya veren. Kiralayan.

Releaser synonyms : unspell, releasers, liberating, free, distributors, unchain, releasing, loose, distributer, liberate, unloosen, run, ware, bail, bail out, seller, unloose.

Releaser zıt anlamlı kelimeler, Releaser kelime anlamı

Spell : Büyü. Sıra. Harf harf kodlamak. Afsun. Sihir. Nöbetini devretmek. Sökmek. Nöbet. Diye okunmak. Büyüleme.

Confine : Sınırlandırmak. Tutmak. Kapamak. Toplamak. Kısıtlamak. Tahdit etmek. Kapatmak. Hasretmek. Hapsetmek. Loğusa olmak.

Hold : (elinde) (bir şey) tutmak. Muhafaza etmek. Çekmek. Sahip olmak. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. (ağırlık) taşımak. El koymak. Tutuklu olarak tutmak. Gemi ambarı. Düzenlemek.

Releaser antonyms : engage, clasp, enlist.

Releaser ingilizce tanımı, definition of Releaser

Releaser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who releases, or sets free.