Let go türkçesi Let go nedir

Let go ile ilgili cümleler

English: Ali let go of Mary's wrists.
Turkish: Ali Mary'nin bileklerini bıraktı.

English: Ali let go of the rope.
Turkish: Ali ipi bıraktı.

English: Ali let go of Mary's hand.
Turkish: Ali Mary'nin elini bıraktı.

English: Ali didn't let go of Mary.
Turkish: Ali Mary'nin gitmesine izin vermedi.

English: Ali never wanted to let go of Mary's hand.
Turkish: Ali Mary'nin elini bırakmak istemedi.

Let go ingilizcede ne demek, Let go nerede nasıl kullanılır?

Let : Kiraya verilmek. Kiraya vermek. Müsaade etmek. Dürmek. Dirmek. Koyvermek. Gevşetmek. Yenilen. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. İhale etmek.

Go : Ayrılmak. Yapılmak. Yok olmak. Kaybolmak. Devrolunmak. Sonuçlanmak. Bahse girmek. İşlemek. İlerlemek. Haline gelmek.

Let go the anchor : Funda. Demiri funda etmek. Fundo.

Let alone : Kendi haline bırakmak. Şöyle dursun. Bırak.

Let be : Dokunma. Kendi haline bırakmak. Bozma. Karışmamak. Öyle kalsın. Rahat bırakmak.

Let bygones be bygones : Eski defterleri kapamak. Bırakalım geçmiş geçmişte kalsın. Olanları unutalım. Dün dündür bugün bugündür. Geçmişte kalsın. Bırak geçmiş geçmişte kalsın. Unutalım gitsin. Geçmişe mazi derler. Geçmişe mazi yenmişe kuzu derler. Geçmiş geçmişte kalsın.

 

Let blood : Kan akıtmak. Kanı boşaltmak. Kanın dışarı çıkmasına izin vermek.

İngilizce Let go Türkçe anlamı, Let go eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Let go ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come loose : Serbest kalmak. Çözülmek. Yerinden oynamak. Yerinden çıkmak. Açılmak.

Allowing : Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Düşünmek. Ayırmak. İzin verilen. Vermek. İndirim yapmak. İtiraf etmek.

Feel relieved : İçi açılmak. Hafiflemek. Ferahlamak.

Slack up : Çözmek. Yavaşlamak. Hız kesmek. Yavaşlatmak.

Freshen up : Ferahlamak. Canlanmak. Yenileştirmek. Daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri). Sertleşmek (rüzgar). Serinletmek. Serinlemek. Makyajını tazelemek. Yüzünü yıkayıp kendine bir çekidüzen vermek.

Abandon : Koyup gitmek. Terk etmek. Durdurmak. Coşku. Taşkınlık. Kendini tamamıyla vermek. Kendinden geçme. El etek çekmek.

Decontrol : Denetimin kaldırılması. Kontrolü kaldırmak. Kontrolü kaldırma. Denetimi kaldırmak. Kontrolünden çıkarmak.

Bend the neck : Teslim olmak. Vazgeçmek.

Back off : Geri çekilmek. Sorumluluktan geri durmak. Terk etmek. Geri çekmek. Vazgeçmek. Geri çekme.

Let it all hang out : Çekinmeden hareket etmek. Keyfine bak. Kafa dağıtmak. İstediğin gibi davran. Kafana göre takıl. Canının istediğini yap.

Let go synonyms : languish, eased, limber up, unscrews, abdicates, flag, affranchise, cashiered, demobilised, turn off, drifted, ignore, be at leisure, enervate, released, slackened, diminish, drifts, deallocate, set free, ease, come unstuck, disenthral, calmed down, disengages, fades, slacked, neglecting, flags, freshening up, demobilizes, emit, demobilized.