Let alone türkçesi Let alone nedir

  • Kendi haline bırakmak.
  • Şöyle dursun.
  • Bırak.

Let alone ile ilgili cümleler

English: I can't read French, let alone speak it.
Turkish: Konuşmak şöyle dursun, Fransızca okuyamıyorum.

English: I don't have a cent, let alone a dollar.
Turkish: Bırak bir doları bir sentim bile yok

English: He can't even read, let alone write.
Turkish: Yazmak şöyle dursun, okuyamaz bile.

English: He can't run his own family, let alone a nation!
Turkish: Bırak bir ulusu, o kendi ailesini idare edemez.

English: I don't like grilled fish, let alone raw fish.
Turkish: Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.

Let alone ingilizcede ne demek, Let alone nerede nasıl kullanılır?

Let : Yenile. İhale etmek. Dirmek. Müsaade etmek. Dürmek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yenilen. Gevşetmek. İzin vermek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Alone : Tek. Yalnız başına. Bir başına. Yalnız. Sadece. Bikes. Bir. Kimsesiz. Tek başına. Yalnızca.

Let be : Bozma. Öyle kalsın. Karışmamak. Rahat bırakmak. Kendi haline bırakmak. Dokunma.

Let blood : Kan akıtmak. Kanın dışarı çıkmasına izin vermek. Kanı boşaltmak.

Let bygones be bygones : Eski defterleri kapatmak. Bırak geçmişte kalsın. Geçmişte kalsın. Geçmiş geçmişte kalsın. Geçmişe mazi derler. Geçmişe mazi yenmişe kuzu derler. Geçmişi unutalım. Bırak geçmiş geçmişte kalsın. Eski defterleri kapamak. Bırakalım geçmiş geçmişte kalsın.

 

Let down : Atlatmak. Boşa çıkarmak. Düş kırıklığına uğratmak. Kandırmak. Hayal kırıklığı. Boyunu uzatmak. Yüzünü kara çıkarmak. Sütün indirilmesi. Beklentileri boşa çıkarmak.

Let daylight into something : Açıklığa kavuşturmak. Aydınlatmak.

İngilizce Let alone Türkçe anlamı, Let alone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Let alone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Let be : Rahat bırakmak. Dokunma. Bozma. Öyle kalsın. Karışmamak.

Far from : Olmaktan çok uzak. -in yerine. Hiç. Alakasız. Asla. -den ziyade.

Let something ride : Oluruna bırakmak. Kafaya takmamak.

Let it be : Öyle olsun. Varsın olsun.

Stop it : Kes artık. Dur artık. Kes şunu. Yapma.

Chuck it : Durdur!. Durdur. Kes!.

Let it ride : Üstünde durmamak. Kafaya takmamak. Oluruna bırakmak. Uğraşmamak.

Let him have his say : Diyeceğini desin.

Turn somebody adrift : Yüzüstü bırakmak. Ortada bırakmak.

Let alone synonyms : much less, drop it, cheese it, cut it out, not to mention, let one be, leave someone to his own devices.