Far from türkçesi Far from nedir

Far from ile ilgili cümleler

English: Ali bought a piece of land not far from where Mary lives.
Turkish: Ali Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.

English: Ali and Mary were married in a small church not too far from here.
Turkish: Ali ve Mary buradan çok uzakta olmayan küçük bir kilisede evlendiler.

English: Ali currently manages a hotel not too far from here.
Turkish: Ali şu anda buradan çok uzakta olmayan bir oteli yönetiyor.

English: Ali bought a camera at a store not too far from here.
Turkish: Ali buradan çok uzak olmayan bir mağazadan bir kamera satın aldı.

English: Ali doesn't live far from where he works.
Turkish: Ali çalıştığı yerden uzakta yaşamıyor.

Far from ingilizcede ne demek, Far from nerede nasıl kullanılır?

Far : Ötedeki. (pek) çok. Uzağa. -den uzak. Daha uzaktaki. Uzun. Çok fazla. Çok. Öte. İlerlemiş.

From : -den beri. -den. Dan. -den bu yana. Beri. (bir yer)den. Bir farkı gösterir. Den. Den beri. Yüzünden.

Far from being : ...olmaktan çok uzakta.

Far from here : Buraya uzak. Buradan epey ırak. Buradan uzak. Buradan uzakta.

Far from home : Evden uzakta.

Far from it : Haşa. Hiçbir şekilde. Katiyen. Hiç de değil. Bilakis. Hiç. Tersine. Ne münasebet.

 

Far from well : Hiç iyi değil. İyi olmaktan çok uzak. Sağlıklı değil. Hasta.

İngilizce Far from Türkçe anlamı, Far from eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Far from ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

By no manner of means : Hiçbir şekilde. Katiyen. Hiçbir suretle. Hiçbir zaman. Kesinlikle.

Beside the mark : Münasebeti olmayan. Mevzudan hariç. Söz konusu edilemez. İlgisiz. İlgisi olmayan. Söz konusu değil. Konuyla alakasız. Konu dışı. Konuyla ilgisiz.

Farfetched : Zorunlu. Erişilmesi güç (hayal). Mecburi. Kasılmış. Uydurma. Bağlantısız. Gergin. Zoraki. İlgisiz. Gerçek payı çok az olan.

No way in hell : Hiçbir şekilde. Kesinlikle hayır.

By no means : Hiç değil. Katiyen. Kesinlikle olmaz. Hiçbir suretle. Hiçbir surette. Hiçbir şekilde. Kesinlikle.

Aught : Sıfır. Nesne. Şey. Zerre. Zerre kadar. Hiçbir şekilde.

Uninterested : İlgilenmeyen. Lakayıt. İlgisiz. Aldırışsız. Meraksız. İlgi duymayan.

Aughts : Sıfır. Nesne. Şey. Zerre. Hiçbir şekilde.

Inconsequent : Mantıksız. Birbirini tutmayan. Önemsiz. Tutarsız. Konu dışı.

In the least : En azından. Biraz olsun. Minimum olarak. Hiç olmazsa. Az da olsa. Katiyyen. Şu kadarcık bile.

Far from synonyms : unrelated, no such thing, any, for nuts, far from it, a fat lot, inapprehensive, much less, cipher, unconnected, in no way, for the life of me, diddly, never, inapplicable, inconsequential, never more, irrelevant, no chance, big fat zero, anyways, rather than, in no wise, ever, in no sense, not to mention, nevermore, at all, neither here nor there, does not apply, far out, let alone, by any means.