Beside the mark türkçesi Beside the mark nedir

  • Konu dışı.
  • İlgisi olmayan.
  • Söz konusu değil.
  • Mevzudan hariç.
  • Söz konusu edilemez.
  • Sadetten hariç.
  • Konuyla ilgisiz.
  • İlgisiz.
  • Konuyla alakasız.
  • Alakasız.
  • Münasebeti olmayan.

Beside the mark ingilizcede ne demek, Beside the mark nerede nasıl kullanılır?

Beside : Kıyasla. -e nazaran. Nispeten. -in yanında. Dışında. Oranla. Yanına. Yanında. Nazaran. Üstelik.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Mark : Belirtmek. Not vermek. Damga vurmak. Damgalamak. Belirti. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. Etiket. Göstermek. Markos. Marka.

Beside the point : Yanında. Yersiz. Konu dışında. Söz konusu edilemez. Nazaran. Konu dışı. Söz konusu değil. Konunun dışında. Konuyla alakasız.

Beside the question : Alakasız. İlgisiz. İlgisi olmayan. Konu dışı. Mevzudan hariç. Mevzu dışında. İlgisiz veya alakasız (konu).

Beside the road : Yol boyunca.

At the market : Borsa kuru üzerinden. Bir menkul değeri piyasada teklif edilen en iyi fiyattan satmak veya satın almak için borsa bankerine verilen emir. (ekonomi) cari piyasa fiyatı üzerinden yapılan menkul değerler işlemleri (önceden belirlenmiş fiyata karşın).

 

Be on the market : Pazarda olmak. Satılmakta olmak. Satışa çıkarılmak.

Be wide of the mark : Hedeften veya amaçtan çok uzakta olmak. Hedeften uzak olmak. Iskalamak. Beklenilenden çok uzakta olmak veya kalmak.

Be in the market for : Satın alma niyetinde olmak.

İngilizce Beside the mark Türkçe anlamı, Beside the mark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beside the mark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Far from : Hiç. -in yerine. Olmaktan çok uzak. Şöyle dursun. Asla. -den ziyade.

Immaterial : Manevi. Ehemmiyetsiz. Esasa dayanmayan. Tinsel. Davayı etkilemeyen. Maddi olmayan. Önemsiz. Ruhani.

Far out : Gurbette. Olağanüstü. Uzaklarda. Şirin. Değişik. Acayip ama hoş. Eğlendirici. Nefis. İlginç. Değişik ve tatlı.

Irrelative : Herhangi bir bağı olmayan. İlişkin olmayan. Bağlantısı olmayan. Yersiz. Konu ile ilgili olmayan.

Off topic : Asıl konudan farklı olan. Alakalı olmayan. Konu ile ilgili olmayan.

Inapplicable : Uymaz. Uygulanamaz. Uymayan.

Inconsequent : Tutarsız. Önemsiz. Birbirini tutmayan. Mantıksız.

Beside the point : Yanında. Konunun dışında. Yersiz. Nazaran. Konu dışında.

Apathetical : Cansız. Hissiz. Kayıtsız. Soğuk. Duygusuz.

Irrelevant : İpe sapa gelmez. Rabıtasız. Önemsiz. Yersiz. Mevzu dışı.

Beside the mark synonyms : unconnected, digressive, extraneous, wide off the mark, unlinked, not applicable, does not apply, inapprehensive, beside the question, absent, nonconversant, affectionless, there is no question of, bloodless, careless, complacent, disinterested, dismissive, farfetched, aloof, adiaphorous, unrelated, irrelevances, neither here nor there, uninterested, inconsequential, casual, off the point, clinical, distant, apathetic, irrelevance.