Beside the question türkçesi Beside the question nedir
- Mevzudan hariç.
- Alakasız.
- İlgisiz.
- Mevzu dışında.
- Konu dışı.
- İlgisi olmayan.
- İlgisiz veya alakasız (konu).
Beside the question ingilizcede ne demek, Beside the question nerede nasıl kullanılır?
Beside : Dışında. Nispeten. -in yanında. Üstelik. Diğer taraftan. -e nazaran. Nazaran. Oranla. Yanında. Başka.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Question : Konu. Soru sormak. Mesele. İfadesini almak. Şüphelenmek. Söz konusu. Sorgu. Soru. - den şüphe etmek. Kuşkulanmak.
Be beside the question : -in konuşulan şeyle hiç ilgisi olmamak.
Beside the mark : Söz konusu değil. Münasebeti olmayan. Alakasız. Sadetten hariç. Konu dışı. Konuyla alakasız. Mevzudan hariç. İlgisiz. Konuyla ilgisiz. İlgisi olmayan.
Repeating the question : Soru yineleme. Bir sorunun anlaşılmaması durumunda görüşmecinin onu ikinci kez ve anlaşabilir bir biçimde yinelemesi.
The question is : Kendimize sormamız gereken şey -. Mesele şu ki. Problem -.
Pop the question : Evlenme teklif etmek. Evlilik teklif etmek. Evlenme teklifinde bulunmak.
Out of the question : Münakaşaya değmez. Olanaksız. İmkansız. Ehemmiyetsiz. Söz konusu olamaz. Mevzu harici. Olamaz.
Be beside the point : -in konuşulan şeyle hiç ilgisi olmamak. Söz konusu olmamak. Konu ile ilgisi olmamak. Konu dışı olmak. Konuyla ilgisi olmayan bir şey olmak. Konuyla alakasız olmak.
İngilizce Beside the question Türkçe anlamı, Beside the question eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Beside the question ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beside the point : Yersiz. Söz konusu edilemez. Yanında. Söz konusu değil. Konuyla alakasız. Konu dışında. Nazaran. Konunun dışında.
Affectionless : Sevgisiz. Teyamülsüzlük. Şefkatsiz.
Nonconversant : Alışılmış olmayan. Bilinen olmayan. Yakınlığı olmayan. Aşina olmayan. İle aşina olmayan.
Complacent : Kayıtsız. Kendinden hoşnut. Kendi kendine yeten. Kanaatkar. Boşveren. Keyfi yerinde. Halinden memnun. Rahat.
Irrelative : Konu ile ilgili olmayan. Bağlantısı olmayan. Yersiz. Herhangi bir bağı olmayan. İlişkin olmayan.
Uninterested : Lakayıt. İlgi duymayan. Aldırışsız. İlgilenmeyen. Meraksız.
Irrelevant : Mevzu dışı. İpe sapa gelmez. Rabıtasız. Önemsiz. Yersiz.
Irrelevances : Yersiz olma. Yayma. Konunun dışında olma. İlgisizlik. Alakasızlık. Konu dışı olma.
Farfetched : İnanılması zor. Kasılmış. Erişilmesi güç (hayal). Bağlantısız. Mecburi. Gerçek payı çok az olan. Zoraki. Uydurma.
Aloof : Uzak. Uzakta. Ayrı. Soğuk. Soğukça. Kendi halinde. Uzak duran.
Beside the question synonyms : off topic, apathetic, extraneous, inapplicable, clinical, unlinked, adiaphorous, unrelated, beside the mark, inconsequential, does not apply, digressive, irrelevance, far out, inapprehensive, immaterial, disinterested, absent, dismissive, distant, careless, bloodless, inconsequent, apathetical, neither here nor there, casual, wide off the mark, unconnected, far from.

Bu kısımda Beside the question kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Beside the question ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Beside the question anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Beside the question ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.