Releasing türkçesi Releasing nedir

  • Yayın izni vermek.
  • Serbest bırakmak.
  • Serbest bırakan.
  • Koyvermek.
  • Gevşetmek.
  • Salıvermek.
  • Salmak.
  • Bırakmak.
  • Affetmek.
  • İpoteğini çözmek.
  • Gösterime sokmak.
  • Salma.
  • Feragat etmek.
  • Serbest bırakma.
  • Deklanşöre basmak.
  • Muaf tutmak.

Releasing ile ilgili cümleler

English: I'm releasing the prisoners.
Turkish: Tutukluları serbest bırakıyorum.

English: We're releasing all the sentences we collect under the Creative Commons Attribution license.
Turkish: Topladığımız tüm cümleleri Creative Commons Attribution lisansı altında serbest bırakıyoruz.

Releasing ingilizcede ne demek, Releasing nerede nasıl kullanılır?

Releasing factors : Açığa çıkarıcı faktörler. Rf. Ribozomda üretimi tamamlanan bir peptit zincirinin serbest bırakılmasında gerekli olan protein yapısındaki faktörler, terminasyon faktörleri, rf. Serbest bıraktırma faktörleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Diğer hormonların salınımını uyaran hipotalamik hormonlar. Protein sentezi sırasında sentezlenen polipeptit dizisinin ribozomdan ayrılmasını sağlayan bir grup protein faktöründen biri. prokaryotlarda rf, ökaryotlarda erf olmak üzere iki tiptir. faktör r, terminasyon faktörü. Sonlanma faktörleri.

Adrenocorticotropin releasing hormone : Kortikotropin salgılatıcı hormon. Adrenokortikotropik hormon salgılatıcı hormon.

 

Corticotropin releasing hormone : Kortikotropin salgılatıcı hormon. Hipotalamustan salgılanan hipofiz ön lobundan acth salınımını uyararak böbrek üstü bezlerinden glukokortikoit ve mineralokortikoit salınımını artıran 41 amino asitten oluşmuş peptit yapılı bir hormon, kortikotropin salgılatıcı hormon, adrenokortikotropik hormon salgılatıcı hormon, crh, acth-rh.

Exication releasing coupling : Kalsiyumun çizgili kasların kasılması olayında aracılık ettiği motor sinir ucundaki depolarizasyonla asetilkolin salıverilmesi arasındaki kenetlenme. Eksitasyon-salıverilme keneti.

Gonadothropin releasing hormone : Gnrh. Gonadotropin salgılatıcı hormon.

Melanocyte stimulating hormone releasing hormone : Melanosit uyarıcı hormon salgılatıcı hormon. Hipotalamustan salınan, ara hipofizden melanosit uyarıcı hormon salınımını uyaran bir hormon.

Prolactin releasing hormone : Prh. Prolaktin salgılatıcı hormon.

Gonadotropin releasing hormone : Gonadotropin releasing hormone. Gnrh. Hipotalamusta nörosecretory hücreler tarafından üretilerek hipofiz bezinin ön lobundan fsh ile lh’nin salınmasını artıran, plazmadaki yarı ömrü 2-12 dk arasında değişen, buserelin, histerelin, nafarelin gibi sentetik benzerleri üretilmiş olan, genellikle damar içi, deri altı ve burun yoluyla kullanılan ve klinikte, ineklerde yumurtalık kistlerinin sağaltımı, buzağılama ile ilk kızgınlık arasında geçen süreyi kısaltmak, koyunlarda mevsim dışı gebeliği teşvik etmek gibi amaçlarla kullanılan peptit yapılı bir hormon, gonadotropin salgılatıcı hormon.

Luteinizing hormone releasing hormone : Lütein hormonu salgılatan hormonu. Lhrh.

 

Somatotropin releasing hormone : Somatotropin serbestleştirici hormon. Büyüme hormonu salgılatıcı hormon. Somatotropin salgılatıcı hormon.

İngilizce Releasing Türkçe anlamı, Releasing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Releasing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquits : Beraat etmek. Ayrıcalık tanımak. İbra etmek. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Beraat ettirmek. Aklamak. Ödemek. Suçsuz çıkarmak.

Bend the neck : Vazgeçmek. Teslim olmak.

Send forth : Göndermek. Neşretmek. Yaymak. Çıkartmak. Yollamak.

Eases : Yatıştırmak. Ağrıdan kurtarmak. Rahatlatmak. Kolaylık. Rahatlamak. Rahat. Dikkatle yerleştirmek. Hafifletmek. Kolaylaştırmak.

Disengages : Bağlantısını kesmek. Çözmek. İlişkisini kesmek. Geri çekilmek (askeri terim). Avaraya almak. Kurtulmak. Kurtarmak. Bağlantılarını kesmek. Boşa almak.

Liberation : Serbest bırakılma. Serbest kalma. Serbest bırakılmış. Özgürlük. Açığa çıkma. Azat. Özgürleşme. Azat etme. Kurtuluş.

Abnegate : Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Reddetmek. İnkar etmek. Vazgeçmek. Feda etmek. Tanımamak. Ülkeden ayrılmak.

Set free : Özgür bırakmak. Azat etmek. Özgürlüğüne kavuşturmak. Tahliye etmek. Serbestlik getirmek. Bağımsız kılmak. Kurtarmak.

Demobilizes : Seferberliği sona erdirmek. Hizmet dışı bırakmak. Seferberliği kaldırmak. Terhis etmek. Demobilize etmek.

Allows : Ayırmak. Göz önüne almak. Hesaba katmak. Vermek. İtiraf etmek. Fikrinde olmak. Düşünmek. İmkan vermek. İzin vermek.

Releasing synonyms : exoergic, energy releasing, press the shutter, decontrol, demising, slacking, desists, absolving, abandons, centerboard, emancipation, disengage, demises, demise, fin, disenthralls, enfranchising, emancipations, liberating, dismissing, bow out of, demobilized, cut adrift, condones, disenthralling, emits, sending, acquit, disentangles, slacken, eased, excuses, be exempt.

Releasing zıt anlamlı kelimeler, Releasing kelime anlamı

Unemotional : Hissiz. Heyecansız. Heyecanlanmayan. Duygusuz.

Endoergic : Endotermik. Isıalan.

Endothermic : Bir süreç sırasında, dizgenin dışardan ısıl erke soğurma özelliği. Sabit bir iç ısısı olan (biyoloji terimi). Endotermik. Isının emilmesi ile alakalı (kimya). Isıalan. Oluşması için enerji gereken tepkimelere ait. İsıalan. Sıcak kanlı. Isı alan.