Phonetist türkçesi Phonetist nedir

  • Sesbilimci.

Phonetist ingilizcede ne demek, Phonetist nerede nasıl kullanılır?

Phonetic : Fonetik. Sesbilgisel. Ses. Sesçil. Sesleri gösteren.

Phonetic accel : Sesli ivmelendirme. Fonetik hızlandırıcı.

Phonetic alphabet : Sesçil abece. Sesçil alfabe. Fonetik alfabe. Konuşmadaki bütün ses özelliklerini yazıya aktarabilmek için kullanılan ve yazı dili alfabesine oranla çok daha fazla özel ünlü ve ünsüz işaretlerine sahip olan alfabe türü.

Phonetic script : Fonetik alfabe. Bir dilin seslerini boğumlanma inceliklerine göre ve telaffuz değerlerine bağlı kalarak gösteren yazı türü, transkripsiyon alfabesine dayanan yazı, transkripsiyonlu yazı. ayrıca bk. çevriyazı ve sesçil yazı. Fonetik yazı. Ses yazısı. Sesçil yazı.

Phonetic spelling : Fonetik yazım. Fonetik imla.

Auditory phonetics : İşitimsel sesbilgisi. Duyumsal sesbilgisi.

Phonetic substitution : Nöbetleşme. Seslerin birbirinin yerine geçmesi olayı: anadolu ağızları nöbet ~ löbet < ar. nevbet; dönüm > dölüm, birāder > bilāder, rençper > leşber, öl-~el-, öldür-~eldür- (a. caferoğlu, kd. tr. 155-22, 242-10), kadar~kadan, gudan; bu yol~bu yon (z. korkmaz, gbaa. s. 77, § 123, krş not 217); çuv. -v-~-l-~ø: avtan~altan~atan, “horoz” < avat- «ötmek»; kavaßa~kalaßa «göbek» < köbäk; -k-~-p-: çiklet-~çiplet- «cıvıldamak»; m- > v- mal~val «ön taraf» > *önül, makar~vakar «öküz» > *öküz (j. benzing. tschuw. fundamenta ı, s. 709) alıntı kelimelerde, bir dilde bulunmayan bir sesi benzeri başka bir sese çevirme biçimindeki ses karşılanması olayı da bir tür nöbetleşmedir: ar. hıdr <hıdır > tt. hızır, ar. hıdmet > tt. hizmet, ar. fadıl > tt. fazıl; far. hoşnud > tt. hoşnut vb.

 

Phonetics : Söyleyiş ses bilimi. Ses bilimi. Fonetik. Dildeki sesleri bir bütün olarak ele alan, insan dilinin seslerinin nasıl oluştuğunu, niteliklerini, dolayısıyla dilin ve bildirişmenin ses yönünü inceleyen dil bilimi dalı. bk. ses bilimi. Çeşitli dillerdeki sesleri bir bütün olarak inceleyen, bu seslerin nasıl meydana getirildiğini, ne gibi nitelikler taşıdığını, dinleyenin bu sesleri alışını, kısaca dilin ve bildirişmenin ses sistemini ele alan ve insan dilinin seslerini dil sistemi içindeki görevleri açısından değerlendiren dil bilimi dalı. bu bilim dalının art zamanlı ses bilimi, eş zamanlı ses bilimi, karşılaştırmalı ses bilimi, deneyli ses bilimi, söyleyiş ses bilimi, uygulamalı ses bilimi gibi çeşitli alt dalları da vardır. Sesbilgisi. Konuşurken çıkarılan sesleri inceleyen ve bunların söz konusu dilde doğru çıkışını öğreten bilim dalı. Sesbilim.

Phonetic transcription : Sesçil çevriyazı. Fonetik transkripsiyon. Fonetik yazım. Fonetik kopya.

Phonetically : Duyulduğu gibi. Ses açısından. Fonetik olarak. İşitildiği gibi. Sesler bakımından. Fon.

İngilizce Phonetist Türkçe anlamı, Phonetist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phonetist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Phonic : Fonik. Ses. Sese ait. Sesli. Ses özelliğinde olan. Sesle ilgili. Sesçil.

Acoustics : Akustik. kapalı bir yerde ses ölçüsü. fizik biliminin sesle ilgili bölümü (bk. akustik.). Akustik. Akustik inşaatçılık. Sesbilim. Sesdağılımı. Ses dağılımı. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yankıbilim. Sesin dağılımını inceleyen bilim dalı. sesin dağılımına göre kapalı bir yerin taşıdığı özellik. Ses dağılım biçimi.

Phonetist synonyms : phonetician, phoneticians, phoneticist.

Phonetist ingilizce tanımı, definition of Phonetist

Phonetist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A phonologist. One versed in phonetics.