Phonetic türkçesi Phonetic nedir

  • Ses.
  • Sesbilgisel.
  • Fonetik.
  • Sesçil.
  • Sesleri gösteren.

Phonetic ile ilgili cümleler

English: Can you read phonetic symbols?
Turkish: Fonetik sembolleri okuyabilir misin?

English: Esperanto is written phonetically with an alphabet of 28 letters.
Turkish: Esperanto, 28 harfli alfabe ile fonetik olarak yazılır.

English: My earliest thoughts were about phonetics.
Turkish: En eski düşüncelerim fonetik hakkındaydı.

Phonetic ingilizcede ne demek, Phonetic nerede nasıl kullanılır?

Phonetic accel : Sesli ivmelendirme. Fonetik hızlandırıcı.

Phonetic alphabet : Sesçil alfabe. Konuşmadaki bütün ses özelliklerini yazıya aktarabilmek için kullanılan ve yazı dili alfabesine oranla çok daha fazla özel ünlü ve ünsüz işaretlerine sahip olan alfabe türü. Sesçil abece. Fonetik alfabe.

Phonetic script : Fonetik yazı. Sesçil yazı. Ses yazısı. Bir dilin seslerini boğumlanma inceliklerine göre ve telaffuz değerlerine bağlı kalarak gösteren yazı türü, transkripsiyon alfabesine dayanan yazı, transkripsiyonlu yazı. ayrıca bk. çevriyazı ve sesçil yazı. Fonetik alfabe.

Phonetic spelling : Fonetik yazım. Fonetik imla.

Phonetic substitution : Seslerin birbirinin yerine geçmesi olayı: anadolu ağızları nöbet ~ löbet < ar. nevbet; dönüm > dölüm, birāder > bilāder, rençper > leşber, öl-~el-, öldür-~eldür- (a. caferoğlu, kd. tr. 155-22, 242-10), kadar~kadan, gudan; bu yol~bu yon (z. korkmaz, gbaa. s. 77, § 123, krş not 217); çuv. -v-~-l-~ø: avtan~altan~atan, “horoz” < avat- «ötmek»; kavaßa~kalaßa «göbek» < köbäk; -k-~-p-: çiklet-~çiplet- «cıvıldamak»; m- > v- mal~val «ön taraf» > *önül, makar~vakar «öküz» > *öküz (j. benzing. tschuw. fundamenta ı, s. 709) alıntı kelimelerde, bir dilde bulunmayan bir sesi benzeri başka bir sese çevirme biçimindeki ses karşılanması olayı da bir tür nöbetleşmedir: ar. hıdr <hıdır > tt. hızır, ar. hıdmet > tt. hizmet, ar. fadıl > tt. fazıl; far. hoşnud > tt. hoşnut vb. Nöbetleşme.

 

General phonetics : Genel ses bilimi. Tek bir dilin değil bütün dillerin seslerini bir bütün olarak ele alan, bunların türlerini, özelliklerini inceleyen ve bütün ses bilimi dallarını içine alan geniş kapsamlı ses bilimi. krş. ses bilimi.

Phoneticians : Sesbilimci.

Phonetical forming : Sesbilimsel biçimleme. Tiyatro konuşmasında ünlü ve ünsüz harflerin ağızdan çıkarken aldıkları biçim.

Auditory phonetics : Duyumsal sesbilgisi. İşitimsel sesbilgisi.

Phoneticist : Sesbilimci.

İngilizce Phonetic Türkçe anlamı, Phonetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phonetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clatter : Çatırdatmak. Tangırtmak. Şakırdamak. Tangırdatmak. Patırtı. Ses çıkarmak. Gürültüyle yapmak. Takırtı. Tangırtı.

Chirm : Gürültü. Uğultu.

Shouted : Seslenmek. Haykırmak. Bağırmak. Banlamak. Bağırış. Çağırmak. Haykırış. Bağırarak söylemek.

 

Sonance : Seslilik.

Shout : Haykırış. Banlamak. Bağırış. Bağırma. Bağırmak. Bağırarak söylemek. Çağırmak. Kışkırmak. Seslenmek.

Acoustic : Öz yankı. Sese ilişkin. Sesle ilgili. Öz yankımak işi veya durumu. Fizik biliminin, konusu ses olan kolu. Duyulan ses. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Akustik. Öz yankı ile ilgili olan.

Noised : Zımbırtı. Kısa devre. Velvele. Gürültü etmek. Patırtı. Şamata. Gürültü. Ses çıkarmak.

Noising : Şamata. Zımbırtı. Velvele. Kısa devre. Gürültü. Gürültü etmek. Ses çıkarmak. Patırtı.

Clatters : Gevezelik etmek. Takırdamak. Tangırdatmak. Patırtı. Tıkırdamak. Takırtı. Uğultu. Zıngırdamak. Çatırdatmak. Gürültüyle yapmak.

Phonological : Sesbilimsel. Fonolojik.

Phonetic synonyms : pipes, audio, phone, noise, phono, phonic, phonetics, phonology.

Phonetic ingilizce tanımı, definition of Phonetic

Phonetic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the voice, or its use.