Uğultu nedir, Uğultu ne demek

  • Gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses, uğuldama sesi
  • Zaman zaman duyulan rahatsız edici, boğuk ses.

"Uğultu" ile ilgili cümleler

  • "Arabalar kapı önündeki kaldırıma yanaşık park etmişler." - İ. Aral

Gitar terimi olarak anlamı:

Bağlı olduğu yükseltecin topraklama sorununa bağlı olarak, gitar manyetikleri manyetik bir alandan etkilendiğinde veya tekli manyetikler kullanıldığında daha belirgin olan, ses sinyalinin verilmediği anda hoparlörden gelen uğultu.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi.

Elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü.

Okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü.

Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü.

İngilizce'de Uğultu ne demek? Uğultu ingilizcesi nedir?:

hum (humming), background noise, ground noise, hum, humming noise, noise ripple, buzz

Uğultu kısaca anlamı, tanımı:

Uğultulu : Uğultusu olan, uğultu çıkaran.

Gürültülü : Gürültüsü olan. Karışık olaylarla dolu.

Boğuk : Kısılmış (ses).

Anlaşılmaz : Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

Uğuldama : Uğuldamak işi.

Zaman : Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Çağ, mevsim. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Belirlenmiş olan an. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

 

Rahatsız : Hasta, keyifsiz. Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.

Uğultu çizgisi : Doğru akım devrelerindeki kent akımıyla çalışan parçalardan dolayı almaç görüntülüğünde ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler.

Uğultuönler : Ses yolunda ses imi bulunmadığı vakit çıkan uğultuyu önlemek amacıyla bu yolu saydamsız bir örtüyle kaplama yöntemi.

Uğultusuz : Uğultusu olmayan.

Uğultu ile ilgili Cümleler

  • O uğultuya ne sebep oluyor?
  • Rüzgar uğultulu.

Diğer dillerde Uğultu anlamı nedir?

İngilizce'de Uğultu ne demek? : adj. humming

n. roaring, roar, buzzing, howl, humming, hum, boom, clatter, singing, sough

Fransızca'da Uğultu : bourdonnement [le], brouhaha [le], bruissement [le], clameur [la], murmure [le], rumeur [la]

Almanca'da Uğultu : das Brausen, das Dröhnen

Rusça'da Uğultu : n. гудение (N), гул (M), жужжание (N)