Piggier türkçesi Piggier nedir

  • Domuz biçiminde.
  • Domuzcuk.
  • Minik domuz.
  • Küçük domuz.
  • Domuz yavrusu.
  • Yavru domuz.

Piggier ingilizcede ne demek, Piggier nerede nasıl kullanılır?

Piggies : Domuz biçiminde. Çelik çomak oyunu. Küçük domuz. Yavru domuz. Domuzcuk. Domuz yavrusu. Minik domuz.

Piggiest : Domuz yavrusu. Domuz biçiminde. Yavru domuz. Küçük domuz. Domuzcuk. Minik domuz.

Piggin : Çamçak. Tahta maşrapa.

Pigging : Ahır gibi yerde yaşamak. Pislik içinde yaşamak. Yavrulamak (domuz).

Piggins : Tahta maşrapa. Çamçak.

Piggyback acknowledgement : Ardarda onaylama.

Piggeries : Domuzluk (davranış). Pislik içindeki yer. Köpek bağlasan durmaz yer. Domuz ahırı.

Piggery : Köpek bağlasan durmaz yer. Domuz ahırı. Pislik içindeki yer. Domuzluk (davranış).

Piggish : Pis. Obur. Açgözlü. Bencil. Domuz gibi. Pisboğaz.

Pigged : Pik. Ham demir. Pislik içinde yaşamak. Açgözlü tip. Hınzır. Kütük. Boru içi temizleme topu. Yavrulamak (domuz). Domuz topu. Ahır gibi yerde yaşamak.

İngilizce Piggier Türkçe anlamı, Piggier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piggier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Larger : Daha geniş. Geniş. Büyük. Daha büyük. İri.

Shoats : Memeden kesilmiş genç domuz. Sütten yeni kesilmiş domuz.

Sable : Matem rengi. Samur kürk. Kapkara. Kara renk. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 20 cm kadar kuyruğu olan, esmer kahverenkli ve yumuşak tüylü, gerdanı turuncu, başı koni biçiminde, kulakları büyük, kürkü çok değerli bir tür. Koyu. Siyah. Samur kürkü. Kasvetli. Samur.

 

Shoat : Sütten yeni kesilmiş domuz. Memeden kesilmiş genç domuz.

Piggies : Çelik çomak oyunu.

Farrows : Yavrulamak (domuz). Doğurmak (domuz). Bir batında doğan domuz yavruları.

Piggier synonyms : sable brush, sable's hair pencil, rigger brush, porkling, piggy, shotes, piglets, big, farrow, large, sucking pig, piggiest, shote, piglet.

Piggier zıt anlamlı kelimeler, Piggier kelime anlamı

Small : Önemsiz. Arka. Hafif. Küçük küçük. Basit. Fakir. Küçük. Sıradan. Ufacık. Zayıf.

Little : Ufak şey. Az miktar. Kısa. Ufak. Azıcık. Az miktarda. Değersiz. Az. Genç. Önemsiz.

Abstemious : Yeme içmede azla yetinen. Az ile yetinen (yeme içmede). Tensel zevklerle az ilgilenen. Aşırılıklar bulunmayan. Aşırıya kaçmayan. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan. Perhiz yapan. Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda). Perhizkar. Aşırı yiyip içmekten sakınan.