Larger türkçesi Larger nedir

Larger ile ilgili cümleler

English: Ali tried to return the swimsuit for a larger size, but the clerk told him that wasn't allowed.
Turkish: Ali mayoyu daha büyük bir bedenle değiştirmeye çalıştı fakat tezgahtar ona izin verilmediğini söyledi.

English: Ali clicked on the thumbnail so he could see a larger version of the same image.
Turkish: Ali aynı görüntünün daha büyük versiyonunu görebilsin diye minyatür çizim üzerine tıkladı.

English: Ali is looking for a larger apartment.
Turkish: Ali daha büyük bir daire arıyor.

English: Ali bought a larger car.
Turkish: Ali daha büyük bir araba aldı.

English: Asia is four times larger than Europe.
Turkish: Asya Avrupa'dan dört kat daha büyük.

Larger ingilizcede ne demek, Larger nerede nasıl kullanılır?

Larger rat tailed bat : Yarasalar (chiroptera) takımının, kapak burunlu yarasagiller (rhinopomidae) familyasından, 10.5 cm kadar uzunlukta, 20 cm kadar kanat açıklığı olan, mısır'da yaşayan bir tür. Kapak burunlu mısır yarasası.

Larger size : Büyük boy. Çok büyük boy.

Larger spotted dogfish : Büyük kedi balığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, kedi balığıgiller (scylliorhinidae) familyasından, 60-120 cm kadar uzunlukta, avrupa kıyılarında ve akdeniz'de yaşayan bir tür.

 

Larger than : Şundan büyük. Yanda belirtilen boyuttan büyük. -den daha geniş.

Larger than life : Efsanevi. Normalden büyük. Gerçek hayatta rastlanamayacak. Gerçeküstü. Büyütülmüş. Olduğundan büyük. Abartılmış. Normalden abartılı. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Destansı.

Make larger : Genişletmek.

Large as life : Doğal ölçüleriyle. Ta kendisi. Doğal büyüklükte.

Do you have anything larger : Daha büyük bir şeyleriniz var mı.

Do you have a larger one : Daha büyük boyu var mı.

Large amount : Çok miktar. Büyük miktar.

İngilizce Larger Türkçe anlamı, Larger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Larger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bulky : Dökme. Cüsseli. İri yarı. Hacimli. Havaleli. Hantal. İri cüsseli. Çok yer kaplayan.

Colossal : Kocaman. İri yarı. Muazzam. Izbandut gibi. Müthiş. Devasa. Şaşırtıcı. Dev. Kapı gibi.

Large : Kalabalık (aile). Büyücek. Koca. Büyük (servet). Çok. Bol. Kocaman.

Heroic : Kahramanlıkla ilgili. Kahraman. Epik. Hamasi. Destansı. Heroik. Cesur. Kahramanlarla ilgili. Yiğitçe. Güçlü.

Almighty : Son derece. Herşeye kadir. Ulu. Her şeye gücü yeten. Süper. Her şeye kadir. Tek güç. Çok büyük. Müthiş.

Enormous : Fil gibi. Koskoca. Dağ gibi (argo terim). Müthiş. Devasa. Kocaman. Çok büyük. Muazzam.

Broadest : Açık. Yaygın. Belli. Aksanlı. En geniş. Genel. Göze çarpan. Enli. Ana.

Carefree : Vurdumduymaz. Kayıtsız. Kaygısız. Kalender. Sorumsuz. Üzüntüsüz. Endişesiz. Dertsiz. Karnı geniş.

Cosmic : Sınırsız. Evrensel. Acunsal. Kozmoza ait. Harika. Kozmik. Engin.

 

Bulkier : Daha hantal. Kocaman. Daha iri. Hantal.

Larger synonyms : broads, greater, chopping, amplest, antaean, comprehensive, corpulent, bap, wombier, broader, biggest, ambitious, wider, cosmical, ampler, gargantuan, ample, commodious, burning, detailed, burnings, big, epic, capital, elephantine, bulkiest, broad, capacious, heftier, broad in the beam, bigger.

Larger zıt anlamlı kelimeler, Larger kelime anlamı

Small : Hafif. Küçük küçük. Mini. Küçük. Önemsiz. Mütevazı. Minik. Arka. Alçak. Ufacık.

Little : Az. Cici. Azıcık. Genç. Kısa. Önemsiz. Ufak. Ufak şey. Az miktarda. Hemen hemen hiç.