Ping pong türkçesi Ping pong nedir

  • Masatopu.
  • Masatenisi.
  • Pinpon.
  • Masa tenisi.
  • Pingpong.
  • Dönüşümlü çalışma.

Ping pong ile ilgili cümleler

English: Ping pong is also called table tennis.
Turkish: Pin pona aynı zamanda masa tenisi de denir.

English: Ali and Mary played ping pong.
Turkish: Ali ve Mary masa tenisi oynadılar.

English: Ali was surprised how well Mary could play ping pong.
Turkish: Ali Mary'nin ne kadar iyi masa tenisi oynayabildiğine şaşırdı.

Ping pong ingilizcede ne demek, Ping pong nerede nasıl kullanılır?

Ping : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pink sesi. Bilgisayarlarda ping atma. Uğuldamak (motor). İnternet paketi araştırıcısı. Detonasyon. Ping atmak. Mermi sesi. Detonasyon yapmak (motor). Ping.

Pong : Kokmak. Pis koku çıkarmak. Pis koku.

Ping pong transmission : Pinpon iletim. Pinpon türü iletim.

Pinged : Vuruntu sesi. Mermi sesi. Bilgisayarlarda ping atma. Vızıldamak. Detonasyon. Teklemek. Uğuldamak (motor). Ping atmak. Detonasyon yapmak (motor). İnternet paketi araştırıcısı.

Pingers : Pinger.

Pinghead : Topluiğne başı.

İngilizce Ping pong Türkçe anlamı, Ping pong eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ping pong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geezers : Ahbap. Bunak erkek. Moruk. İri yarı erkek. İlginç ihtiyar.

 

Codger : Tip. Tuhaf adam. Antika adam. Garip. Moruk.

Gaffers : Yaşlı adam. Müdür. Şef. Yaşlı insan. Saka. Patron. Dede. Ustabaşı. Moruk.

Table tennis : Ping pong. Kuralları alantopununkine benzeyen, masa üzerinde özel top ve tokaçlarla oynanan bir oyun.

Codgers : Tuhaf adam. Moruk. Tip. Antika adam. Garip.

Gaffer : Yaşlı adam. Yaşlı insan. Dede. Saka. Patron. Müdür. Moruk. Ustabaşı. Şef.