Pong türkçesi Pong nedir

  • Pis koku.
  • Kokmak.
  • Pis koku çıkarmak.

Pong ile ilgili cümleler

English: A sponge absorbs liquids.
Turkish: Sünger sıvıları emer.

English: Ali and Mary played ping pong.
Turkish: Ali ve Mary masa tenisi oynadılar.

English: Ping pong is also called table tennis.
Turkish: Pin pona aynı zamanda masa tenisi de denir.

English: Ali was surprised how well Mary could play ping pong.
Turkish: Ali Mary'nin ne kadar iyi masa tenisi oynayabildiğine şaşırdı.

English: A sponge absorbs water.
Turkish: Bir sünger suyu emer.

Pong ingilizcede ne demek, Pong nerede nasıl kullanılır?

Ping pong transmission : Pinpon türü iletim. Pinpon iletim.

Ping pong : Masatopu. Masa tenisi. Pingpong. Pinpon. Masatenisi. Dönüşümlü çalışma.

Pongee : İpek kumaş. Çin ipeği. Ponje. Ham ipekten dokunmuş kumaş. İpek taklidi kumaş.

Pongees : İpek taklidi kumaş. İpek kumaş. Çin ipeği. Ponje. Ham ipekten dokunmuş kumaş.

Pongid : Maymunumsu.

Bovine spongiform encephalopathy : Bse. (deli dana hastalığı) sığırlarda sinir sistemini etkileyen öldürücü hastalık. Sığırların süngerimsi beyin hastalığı (deli dana). Sığırların süngerimsi beyin hastalığı. Özellikle erişkin süt sığırlarında zayıflık, süt veriminin düşmesi ve davranış bozukluklarıyla başlayan 2 hafta-6 ay sonra ölümle sonlanan, beynin gri maddesinde çift taraflı, bakışımlı vakuolleşme ve nöropilde mikrokavitelerle belirgin prion hastalığı, bse, deli dana hastalığı, deli inek hastalığı, bovin spongiform ensefalopati. Süngerimsi beyin hastalığı. Sığır sponjiform ensefalopatisi. Deli dana hastalığı.

 

Bath sponge : Banyo süngeri. Keratinli süngerler (comacuspongida) takımından, sıcak denizlerde yaşayan, akdeniz'de özellikle iyi gelişen, iskelet telleri olarak yalnız spongin telleri bulunan bir tür.

Horny sponges : Çok hücrelilerden (metazoa), parazoa bölümünün, süngerler (porifera) filumundan, iskeletleri ya silis iğneleri ve spongin tellerinden ya da sadece spongin tellerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım. banyo süngeri (euspongia officinalis) en iyi bilinen türüdür. Keratinli süngerler.

Glass sponges : Çok hücreli hayvanlardan, parazoa bölümünün, süngerler (porifera) filumundan, iskeletleri üç eksenli silis iğnelerinden yapılmış olan türleri içine alan bir takım. Camlı süngerler. Silisli cam süngeri. Cam süngeri.

Canine focal spongiform encephalopathy : İri çoban köpeklerinde hidrosefalus ve derin serebellar nükleuslar, posteriyör kollikulus ve lateral vestibular nükleuslarda çift taraflı bakışımlı süngerimsi vakuolleşme ve gliozisle belirgin, otozomal çekinik bir genle aktarılan kalıtsal bir hastalık. Köpeklerde fokal süngerimsi ensefalopati.

İngilizce Pong Türkçe anlamı, Pong eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pong ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nasty scent : Kötü koku. İğrenç koku.

 

Table game : Masa oyunu.

Fetor : Kötü koku.

Stenches : Kötü koku. Ufunet.

Putrefying : Kangren olmak. Bozulmak. Cerahat toplamak. Kokuşturmak. Kokuşmak. Kokutmak. Çürüyüp kokmak. Taaffün etmek. Çürütmek.

Go bad : Fenalaşmak. Kötü gitmek. Ekşimek. Çürümek. Bozulmak. Kokuşmak. Yemek çürümek. Diş çürümek. Yolunda olmamak.

Table tennis : Masa tenisi. Kuralları alantopununkine benzeyen, masa üzerinde özel top ve tokaçlarla oynanan bir oyun. Pingpong. Masatenisi. Masatopu. Ping pong.

Foetor : Kokuşma. Kötü koku.

Putrefied : Kokuşturmak. Kokutmak. Sasımak. Çürüyüp kokmak. Çürümek. Taaffün etmek. Kokuşmak. Bozulmak. Kangren olmak.

Addling : Bozulmak (yum.). Kokuşturmak. Bozulmak. Şaşırtmak. Çürük. Çürümek. Çürütmek. Cılk. Bozmak.

Pong synonyms : niff, reeking, stench, addles, putrefy, smelliness, festers, reeked, addlings, addle, malodor, reek, mephitis, reek with, fester, putrefies, stink, taint, malodour.