Putrefying türkçesi Putrefying nedir

Putrefying ingilizcede ne demek, Putrefying nerede nasıl kullanılır?

Putrefy : Sasımak. Cerahat toplamak. Taaffün etmek. Kokmak. Çürüyüp kokmak. Çürümek. Kangren olmak. Kokutmak. Kokuşturmak. Kokuşmak.

Putrefacient : Çürümüş. Çürüten. Kokmuş. Çürütücü. Çürük. Bozuk.

Putrefaction : Leş. Çürüklük. Kokuşmuş şey. Kokuşma. Organik özdeklerin, genellikle havacıl bakterilerin etkisiyle sürekli olarak daha yalın parçalara bölünmesi. Organik bir maddenin bakteriler veya çeşitli çevresel etkenler nedeniyle pis kokulu ürünlere dönüşmek üzere normal yapısını kaybetmesi, kokuşma, pütrefaksiyon. Pütrefaksiyon. Putrefaksiyon. Kokma. Genellikle oksijensiz koşullarda organik maddelerin yapılarının bazı mikroorganizmalar tarafından bozulması.

Putrefactive : Çürüme veya kokuşmayla ilgili olan. çürüme veya kokuşmaya neden olan. Pütrefaktif. Çürütücü. Çürüten. Çürümüş. Kokmuş. Çürük. Bozuk.

Putrefactive bacteria : Gıdalarda kokuşmaya neden olan bakteriler. Pütrefaktif bakteri.

Putrefied : Çürümek. Kokmak. Bozulmak. Taaffün etmek. Sasımak. Çürütmek. Cerahat toplamak. Kokutmak. Kokuşmak. Kokuşturmak.

 

Putrefies : Cerahat toplamak. Kokuşmak. Çürümek. Çürüyüp kokmak. Sasımak. Kokutmak. Bozulmak. Kangren olmak. Kokuşturmak. Taaffün etmek.

Putrefiable : Çürüyebilen.

Clostridium putrefaciens : Pütrifaktif bozulma. Clostridium putrefaciens.

Putrefactive spoilage : Organik maddelerin, özellikle proteinlerin kokuşma yapan mikroorganizmalar tarafından parçalanarak putresin, kadaverin gibi pis kokulu aminlerin meydana gelmesiyle karakterize bozulma şekli, çürüme, kokuşma. Pütrifaktif bozulma.

İngilizce Putrefying Türkçe anlamı, Putrefying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Putrefying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reeking : Buğulanmak. Kokutma (pis). Pis kokmak. Tütmek.

Detergent : Suyun yüzey gerilimini külçülten, özellikle yağ-su arayüzeyinde yoğunlaşıp sıvı asıltı oluşmasını sağlayarak kirlerin uzaklaşmasını kolaylaştıran ve bu işlevi için, içine silikat, perborat, sülfat vb. katılmış özdek. Temizleme maddesi. Açmalık. Temizlik maddesi. Susever ve yağsever özdeciklerden oluşmuş, yağsal özdeklerle su arasındaki sınırda toplanıp onları ayıran özdek. Temizleyici. Arıtıcı. Deterjan. Kir giderici. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Rotting : Çürüme. Bozmak. Kokuşma. Saçmalamak. Takılmak. Dekorlama. Terbiyesi bozulmak.

Canker : Pamukçuğa yakalanmak. Pamukçuk oluşturmak. Mahvolmak. Pamukçuk. Buğdaypası. Aft. Bozucu etken. Yozlaştıran etmen.

Gangrened : Kangren yapmak. Kangren olmuş.

Pong : Pis koku çıkarmak. Pis koku.

Controvert : Karşı gelmek. Tekzip etmek. Yalanlamak. Reddetmek. İtiraz etmek. Tartışmak.

 

Ablutionary : Vücudu yıkamakla alakalı. Bedeni yıkayan.

Fester : Mikrop kapmak. İrinlenmek. Kafasına takılmak. Küflenmek. İltihaplanmak. İrin toplamak. Dert etmek. Azmak.

Putrefying synonyms : putrefied, become unsound, bust, antiseptic, cause to rot, blights, cleansing, confutes, blighting, taint, confuting, purging, busted, tainting, confuted, addlings, gangrenes, busting, consume, reeked, consumes, become putrid, taints, break wind, become depraved, be destroyed, reeks, reek with, break, cankers, go bad, corrodes, burn out.

Putrefying zıt anlamlı kelimeler, Putrefying kelime anlamı

Adulterating : İçine yabancı madde katmak. Saflığını bozmak. Seyreltmek. Hileli. Yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. Değerini düşürmek. Hile katmak. Karışık. Bozmak.

Septic : Mikroplu. Kan zehirlenmesi yapan madde. Mikroorganizmalarla bulaşmış olan, mikroplu. Septik. Abd'li. Çürütücü.