Planocyte türkçesi Planocyte nedir
- Dolaşan, göç eden hücre.
- Ameboit hücre.
- Planosit.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Planocyte ingilizcede ne demek, Planocyte nerede nasıl kullanılır?
Planoconcave : İçbükey yüzeyli. Planokonkav. Düz içbükey.
Planoconidium : Bazı mantarların zoosporu. Planokonidyum.
Planoconvex : Dışbükey yüzeyli. Düz dışbükey. Planokonveks.
Plano concave : Bir yüzü düz diğeri içbükey olan. Bir tarafı düzlem ve diğer tarafı içbükey olan. Bir yüzü düz öbürü içbükey.
Plano concave leans : İçbükey mercek. Iraksak (uzaklaştırıcı) mercek; bakılan şey olduğundan küçük görünür.
Planospor : Planospor. Hücre duvarı bulunmayan, bir veya daha fazla kamçıyla hareket edebilen, zoosporangiumlarda meydana gelen sporlar.
Aplanospore : Aplanospor. Kalınca bir çeperle çevrili, kamçısı bulunmayan ve hareket edemeyen spor. Kalın çeperli, kamçısı olmayan ve hareket edemeyen, sporangiyumlarda meydana gelen sporlar.
Plano convex : Bir yüzü düz öbürü dışbükey. Bir tarafı düzlem ve diğer tarafı dışbükey olan. Bir yüzü düz diğeri dışbükey olan.
Aplanogamete : Aplanogamet.
Planorbis : Karından ayaklıların (gastropoda) akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından, kabuğu ince, ağzı keskin, kabuk yayları bir düzlem üzerinde olan, tatlı sularda yaşayan türlere sahip bir cins. Tabak salyangozu.
İngilizce Planocyte Türkçe anlamı, Planocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Planocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Macrophage : Büyük fagositik hücre. Büyük mononükleer fagosit. Makrofaj. İri yutan. Makrofag. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia, kemik dokusunda osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, zarında mannozil glikozu reseptörü ile mikroorganizmaların yakalanıp fagosite edilmesini sağlayan, ayrıca zarında gram negatif bakteriler için cd 14 reseptörü, immünoglobulin g antikoru reseptörleri, kompleman reseptörleri olan, faaliyete geçen makrofajlarda lökosit fonksiyon antijeni, doku uyuşurluk antijeni vb. reseptörleri olan, sabit (histiyosit) ve hareketli tipleri bulunan bağ dokusu hücresi. Kan dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi. Organizmanın hücresel savunmasında başlıca rolü üstlenen, yangı bölgesindeki bağ doku hücreleri ve monositlerin farklılaşmasıyla oluşan bir çeşit akyuvar, büyük fagositik hücre, mononükleer fagositler. kornea ve kalp kapakları gibi damarsız dokuların yangısında, fagositoz yapan hücreler sadece makrofajlardır. Histiyosit. İri yutargöze.
Somatic cell : Vücut hücresi. Vücudu oluşturan tüm hücrelerden herhangi biri (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere). Spor yaratmayan bakteri. Somatik hücre. Canlılarda eşey hücreleri haricindeki diğer hücreler, somatik hücre, soma hücresi.
Wandering cell : Ameboid hücre. Gezgin hücre.
Planocyte synonyms : free phagocyte, scavenger cell, epidermal cell, fixed phagocyte, vegetative cell.

Bu kısımda Planocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Planocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Planocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Planocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.