Plants türkçesi Plants nedir

  • Ağaçlandırmak.
  • Ekmek.
  • Yüklemek.
  • Dikmek (bitki).
  • Yutturmak.
  • Yapıştırmak.
  • Koymak.
  • Ağaç olmak.
  • Vurmak.
  • Aşılamak (fikir).
  • Dikmek.
  • Bırakmak.
  • Gizlemek.
  • Kök salmak.
  • Yeşillendirmek.
  • Çarpmak.
  • İndirmek.
  • Kurmak.
  • Adam koymak.
  • Bitkiler.
  • Saklamak.

Plants ile ilgili cümleler

English: Ali forgot to water the plants for a whole week.
Turkish: Ali bitkileri sulamayı bir haftadır ihmal etti.

English: "What are you doing?" "I'm watching my plants grow."
Turkish: "Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum."

English: All plants need water and light.
Turkish: Bütün bitkilerin suya ve ışığa ihtiyacı vardır.

English: Air pollution prevents some plants from growing well.
Turkish: Hava kirliliği bazı bitkilerin büyümesini önler.

English: All my plants died.
Turkish: Tüm bitkilerim öldü.

Plants ingilizcede ne demek, Plants nerede nasıl kullanılır?

Plants accumulating nitrate and nitrite : Özellikle kurak mevsimlerde dokularında fazla miktarda nitrat birikebilen mısır, yulaf, sorgum gibi buğdaygil, çayır yumağı, sudan otu, çim gibi yeşil yem bitkileri. Nitrat ve nitrit biriktiren bitkiler.

Plants devastating thiamine : Tiyamin tahribine neden olan bitkiler. Hayvanlar tarafından bulundukları meralarda tüketilmeleriyle tiyamin eksikliğine bağlı hastalığa neden olan atkuyruğu ve eğrelti otu gibi bitkiler.

 

Plants novelties : Bitkisel yenilikler. Bitkilerin niteliklerini değiştirerek ortaya çıkarılan, yeni ve değişik bitki türü.

Plants producing cyanic acid : Siyanik asit oluşturan bitkiler. Yapısında siyanojenik glikozit içeren ve hayvanlar tarafından tüketilmesi sonucunda hidrosiyanik asit açığa çıkararak siyanür zehirlenmesine neden olan ve daha çok geviş getiren hayvanların etkilendiği ak üçgül, yem kanyaşı, sorgum, yonca ve burçak gibi bitkiler.

Protection of plants novelties : Bitkiler alanında elde edilen yeni sonuçları koruma. Bitkisel yenilikleri koruma.

Bulbous plants : Soğanlı bitkiler.

Crop plants : Kültür bitkisi.

Cryptogamic plants : Eşeysiz ya da eşeyli olarak üreyen, eşeyli üremede zigot ve embriyonun etrafında yedek besin deposu olmayan, dolayısıyla tohum oluşturamayan bitkiler; algler, mantarlar, yosunlar, kibrit otlan ve eğreltiler. kriptogamlar. Tohumsuz bitkiler.

Carsinogenic plants : Kanser oluşturan bitkiler. Eğrelti otu ve kanarya otu, su kanarya otu gibi pirolizidin alkoloiti içeren ve kanser yapıcı özelliğe sahip olan bitkiler, karsinogenik bitkiler.

Culture plants : Kültür bitkileri. İnsanlarca yetiştirilen bitkilerin tümü: taro, yam, maniok, patates, hindistancevizi, hint kirazı, hint irmiği, muz, kabak, hıyar, kavun, karpuz, fasulye, nohut, mercimek, arpa, buğday, çavdar, pirinç, mısır, pamuk, keten, tütün vb.

İngilizce Plants Türkçe anlamı, Plants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clouted : İndirmek (argo terim). Etki. Patlatmak. Torpil. Paçavra. Güç. Darbe. Prestij.

 

Batters : Dövmek. Meyilli olmak (duvar). Hor kullanmak. Yumruklamak. Bam güm vurmak. Vuruş yapan oyuncu. Bombalamak. Hırpalamak. Güm güm vurmak.

Belied : Ters düşmek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalancı çıkarmak. Maskelemek. Yanıltmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Çelişmek. Yalanlamak.

Vegetation : Bitey. Tümör. Bitki gibi büyüme. Yeşillik. Sebze. Olgunlaşma. Bitkilenme. Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon.

Diddle : Sarsmak. Sevişmek. Yerinde duramamak. Aldatmak. Kıpır kıpır olmak. Kandırmak. Vakit öldürmek. Dolandırmak.

Afforested : Ormanlaştırmak. Ağaçlandırılmış.

Packinghouse : Büyük mezbaha.

Greened : Yelve. Yeşil. Yeşile boyamak. Yeşermek. Yeşil alan. Yeşertmek. Yeşil renk. Acemi çaylak.

Engrafting : Sokmak. Yerleştirmek. Aşılamak.

Greenest : Yeşil. Yeşertmek. Yeni. Acemi çaylak. Taze. Hasta görünen. Yeşil alan. Toy. Ham.

Plants synonyms : autophyte, pot plant, non flowering plant, monocarpic plant, kingdom plantae, industrial plant, poisonous plant, myrmecophyte, monocarpous plant, houseplant, holophyte, autophytic plant, sewage disposal plant, monocarp, plant structure, tracheophyte, plant life, plantae, air plant, garden plant, disposal plant, plant part, epiphytic plant, autotrophic organism, bosoming, bring down, constructs, lay down, establish, bonding, bang into, diddling, wilding.

Plants zıt anlamlı kelimeler, Plants kelime anlamı

Scarcity : Sınırsız insan isteklerini karşılayacak kaynakların yetersizliği. Nedret. Enderlik ilkesi. Yetersizlik. Az bulunurluk. Kesat. Seyreklik. Nadirlik. Kıtlık.