Plashes türkçesi Plashes nedir

Plashes ingilizcede ne demek, Plashes nerede nasıl kullanılır?

Splashes : Sıçratmak. Cup diye düşmek. Yıkamak. Sıçramak. Yıkanmak. Suya çarpmak. Yağmak. Reklamını yapmak. Serpmek. Serpiştirmek.

Whiplashes : Kamçı ipi. Araba kazasında kafa ve omurganın şiddetle sarsılmasından ileri gelen travma. Kamçı ucu. Boyun incinmesi. Kırbaç ucu. Omurga incinmesi. Kamçı vuruşu.

Plashed : Çamurlu gölcük. Gürüldemek (su). Çağıltı. Şapırtı. Şırıltı. Şapırdatmak. Şırıldamak. Sıçratmak (suyu). Foşurdamak. Su sıçratmak.

Splashed : Sürmek (boya vb.). Cup diye düşmek. Serpiştirmek. Sıçratmak. Püskürme. Yıkanmak. Reklamını yapmak. Yağmak. Yıkamak. Suya çarpmak.

Splasher : Tekerlek çamurluğu. Çamurluk. Kalkan. Siper. Sıçratıcı.

Make a splash : Sükse yapmak. Fiyaka yapmak. Prim yapmak. Çok dikkat çekmek. Caka satmak. İlgi çekmek.

Plashiest : Sulak. Şırıltılı. Şırıldayan. Çamurlu.

Splashers : Kalkan. Siper. Çamurluk. Sıçratıcı.

Splash : Sürmek (boya vb.). Serpmek. Serpiştirmek. Cup diye düşmek. Reklamını yapmak. (su) sıçratmak. Sıçratılan suyun sesi. Yıkamak. Boya sürmek. Sıçratmak.

 

Splash down : Suya iniş yapmak. Uzay gemisinin denize inmesi. Uzay gemisinin denize düşmesi.

İngilizce Plashes Türkçe anlamı, Plashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Babble : Anlaşılmaz sözler söylemek. Saçmasapan mırıldanmak. Mırıldanmak. Çocukça konuşma. Uğultu. Gürültü. Çağıldamak. Gevezelik etmek. Sır söylemek. Anlaşılması güç konuşma.

Smacked : Şapır şupur öpmek. Tokatlanmış. Şaplatmak. Şamar atmak. Şaklatmak. Şaplak atmak. Tokatlamak.

Gurgles : Agu. Ağulamak. Çağıldamak. Lıkırdamak. Çağlayarak akmak. Agulamak. Çağlama. Çağlamak.

Spackle : Dolgu macunu. Alçı kaplama işi için kullanılan çabuk kuruyan bir maddenin marka adı. Dolgu alçısı.

Bicker : Titreşmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Tartışmak. Pırıldamak. Atışmak. Didişmek. Münakaşa etmek. Titremek. Çekişmek.

Dabblings : Su serpmek. Sıçratmak. Amatörce uğraşmak. Takılmak. Serpmek. Hafifçe ıslatmak. Merak sarmak. Suyla oynamak. Suda oynamak.

Splatter : Sıçratmak. Su çarpmak. Serpmek. Şapır şupur yıkanmak. Serpiştirmek. Damlatmak (boya vb). Yağmak. Sıçramak. Su sıçratarak yıkanmak.

Frame : Çerçeve. Gizli dolaplar çevirmek. Düzenlemek. Saydam resim çerçevesi. Dalavere yapmak. Beden. Komplo kurmak. Kurmak. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Tesis etmek.

Stucco : Dış kaplama. Stükko. Dış cephe sıvası. Duvar sıvası. Yalancımermer. Sıva. Yalancı mermer. Stük. Sıva ile süslemek. Alçı.

 

Plashes synonyms : finishing coat, finish coat, covering material, spackling compound, plashing, gurgle, burbling, grout, lap, burble, optical instrument, burbled, purling, dabble, clicking, clicked, bickers, purls, babbled, laps, mixture, purl, burbles, dabbles, bifocals, smacks, babling, plash, spectacles, roughcast, gurgling, purled, gurgled.

Plashes zıt anlamlı kelimeler, Plashes kelime anlamı

Concentrated : Yoğun. Yoğunlaşmış. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Çok güçlü. Dikkatini vermiş. Yoğuşuk. Derişik. Konsantre. Konsantre olmuş.

Uncover : Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Şapka çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Açmak. Su yüzüne çıkarmak. Kapağını açmak. Üstünü açmak.