Player türkçesi Player nedir

  • Oyuncu.
  • Kumarbaz.
  • Eğlenceyle vakit geçiren kimse.
  • Aktör.
  • Sporcu.
  • Çalgı çalan kimse.
  • Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi.
  • Çalan kimse.
  • Çalgıcı.
  • Çalar.
  • Aygıt.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı.

Player ile ilgili cümleler

English: Ali certainly isn't the worst player on our team.
Turkish: Ali kesinlikle takımımızda en kötü oyuncu değil.

English: Ali is a better chess player than I am.
Turkish: Ali benden daha iyi bir satranç oyuncusu.

English: A player has to memorize words.
Turkish: Bir oyuncu sözleri ezberlemek zorundadır.

English: A lot of people say Tom is the best player on our team.
Turkish: Birçok kişi Tom'un takımımızdaki en iyi oyuncu olduğunu söylüyor.

English: A good poker player can tell when someone's bluffing.
Turkish: İyi bir poker oyuncusu birinin ne zaman blöf yaptığını söyleyebilir.

Player ingilizcede ne demek, Player nerede nasıl kullanılır?

Player controls : Oyuncu denetimleri.

Player piano : Otomatik piyano.

Cd player accessory : Cd okuyucu donatısı.

Computer player names : Bilgisayar oyuncu adları.

About cd player : Cd okuyucu hakkında.

 

Ball player : Beyzbol oyuncusu. Top oyuncusu.

Bass player : Basçı.

About media player : Ortam yürütücüsü hakkında.

Bridge player : Briç oyuncusu.

Casette player : Kasetçalar.

İngilizce Player Türkçe anlamı, Player eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Player ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trombone player : Trombon çalan.

Sportive : Şen. Sportif. Sportmen. Neşeli. Şakacı.

Accompanist : Akompanist (müzik terimi). Eşlik eden. Eşlik eden kişi. Eşlikçi. Eşlik eden kimse. Akompanist. Vokalist. Beraber çalan kimse. Eşlik eden kimse (müzik terimi).

Friskiest : Oynak.

Soccer player : Futbol oyuncusu. Futbolcu. Avrupa'nın futbol oyununu oynayan kimse.

Seed : Horozcuk. Tohum ekmek. Bitkilerde döllenmeden sonra tohum taslaklarının gelişmesiyle meydana gelen yapı. Köken. Habbe. Evlat. Tohumlamak. Döllemek. Tohum. Sınıflamak (yarışmacıları).

Thespians : Aktris. Tiyatroya ait. Tiyatrocu.

Bassist : Basçı. Basgitarist. Bas gitar çalan müzisyen. Derin kalın sesli şarkıcı. Bas gitarist.

Thespian : Tiyatrocu. Tiyatroya ait. Aktris.

Harmonizer : Armonizör. Armoniyi melodiye eklemede uzmanlaşan kimse (müzik terimi). Uzlaştırıcı. Armoni yapan veya yaratan kimse.

Player synonyms : performing artist, linksman, koto player, rock 'n' roll musician, gambist, hockey player, vibist, musical organisation, hornist, most valuable player, musical group, seeded player, lacrosse player, vibraphonist, baseball player, recorder player, rhythm and blues musician, piper, sitar player, golf player, guitar player, harmoniser, mvp, pool player, ice hockey player, musical organization, billiard player, piano player, plungers, volleyball player, vocaliser, sporter, rocker.

Player ingilizce tanımı, definition of Player

Player kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who plays, or amuses himself. One without serious aims. A trifler. An idler.