Pleases türkçesi Pleases nedir

  • Buyurmak.
  • Memnun etmek.
  • Hoşuna gitmek.
  • Tenezzül etmek.
  • Hoşnut etmek.
  • Keyif vermek.

Pleases ile ilgili cümleler

English: Ali always does as he pleases.
Turkish: Ali her zaman hoşuna gittiği gibi yapar.

English: This pleases me.
Turkish: Bu beni memnun ediyor.

English: "Let him be jealous if he pleases!" "So what?"
Turkish: "İstediği kadar kıskansın!" "Ne olacak yani?"

Pleases ingilizcede ne demek, Pleases nerede nasıl kullanılır?

Do as one pleases : Dileği gibi yapmak.

Displeases : Sinirlendirmek. Gücendirmek. Kızdırmak. Hoşa gitmemek. Canını sıkmak. Darıltmak. Hoşuna gitmemek.

Please enter the password : Lütfen parolayı girin.

Please name this disk : Bu diske bir ad verin.

Please name this volume : Bu oyluma bir ad verin. Bu oyluma bir ad vein.

Would you please send it today : Bugün gönderebilir misiniz.

Would you please pass the salt : Tuzu uzatır mısınız.

Would you please pluck my eyebrows : Kaşlarımı alır mısınız.

Would you please clean my watch : Saatimi temizler misiniz lütfen.

Please yourself : Keyfine bak. Tadını çıkar. Kafana göre takıl. Canının istediğini yap.

İngilizce Pleases Türkçe anlamı, Pleases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amused : Eğelenmiş. Memnuniyet içinde. Bir kimsenin dikkatini hoşa giden bir şeklide çeviren. Hoş bir şekilde meşgul olmuş.

Intoxicate : Kendinden geçirmek. Mest etmek. Sarhoş etmek. Zehirlemek.

Decreed : Kararlı. Karara bağlamak. Kararı verilmiş. Emretmek. Hüküm vermek.

Exhilarate : Keyiflendirmek. İnşirah vermek. Keyif ve neşe vermek. Coşturmak. Canlandırmak. Çok keyiflendirmek. Çok neşelendirip zindeleştirmek. Neşelendirmek.

Enchant : Büyü. Çıldırtmak. Afsunlamak. Zevk vermek. Büyü yapmak. Hayran bırakmak. Hayran etmek. Büyülemek. Aklını başından almak. Mest etmek.

Patronise : Faydası dokunmak. Hor görmek. Desteklemek. Yardım etmek. Büyüklük taslamak. Himayesine almak. Müşterisi olmak. Himaye etmek. Patronluk taslamak.

Drink : Emmek. Yutmak. İçki içmek. Alkol almak. İçki. İçkiye harcamak. İçmek. Bitirmek. Şerefine içmek.

Gladder : Memnun. Parlak. Sevinçli. Güzel. Hoşnut. Kıvançlı. Mütelezziz. Mutlu.

Glads : Güzel. Mutlu. Kıvançlı. Parlak. Hoşnut. Sevinçli. Mütelezziz. Memnun.

Pleases synonyms : endear, bucked up, condescend to, patronized, gladdened, enjoin, encouraged, enjoins, enthral, delighted, exhilarates, deigning, humored, rejoice, chuffed, deigns, enjoyed, gratify, condescend, contented, catch the fancy of, patronizes, enrapture, appeals, deigned, ordain, patronize, eat, bringeth, gladdening, commands, drank, like.

Pleases zıt anlamlı kelimeler, Pleases kelime anlamı

Dissatisfy : Tatmin edememek. Tatmin etmemek. Hoşnut etmemek. Memnun etmemek. Küstürmek. Doyuramamak. Bir şeyden memnun olmamak. Memnun edememek.

Dislike : Hoşlanmama. Hoşlanmamak. Nefret etmek. Beğenmeme. Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmeme. Beğenmemek. Sevmemek. Antipati duymak.

Disenchant : Gözünü açmak. Düş kırıklığına uğratmak. Büyüsünü bozmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Aklını başına getirmek. Büyüden kurtarmak. İnancını yitirmek. Sihrini gidermek. Sihirini gidermek.

Pleases antonyms : displease, displeased, discontented.