Pleopod türkçesi Pleopod nedir

  • (kabuklu hayvanlarda) yüzgeç ayak.

Pleopod ingilizcede ne demek, Pleopod nerede nasıl kullanılır?

Pleochroic : Pleokroik. Değişik yönlerden bakıldığında farklı renkler gösteren.

Pleochroism : Pleokroizm. Değişik yönlerden bakıldığında farklı renkler gösterme.

Pleomorphic : Farklı morfolojik biçimlerde olabilen. Pleomorf. Pleomorfik. Fleomorfik.

Pleomorphism : Aynı türe mensup hücre veya mikroorganizmanın birkaç değişik biçim göstermesi. bir maddenin çeşitli biçimlerde billurlaşma göstermesi durumu. Bir maddenin çeşitli şekillerde billurlaşması. Pleomorfizm. Aynı türde canlının birkaç değişik şekil göstermesi hali.

Pleomorphism doctrine : Pleomorfizm doktrini. Mikroorganizmaların morfolojik ve fizyolojik olarak yüksek oranda farklılıklar gösterdiğinin ileri sürüldüğü doktrin.

Pleonastic : Gereksiz sözlerle dolu. Laf kalabalığına neden olan.

Plea : Savunma. Talep. Özür. Dava. İtiraz. Savu. Rica. Yalvarma. Müdafaa.

Pleonastically : Laf kalabalığıyla.

Malignant pleomorphic adenoma : Önceden varolan pleomorfik adenomdan köken alan kötücül epitel tümörü. Kötücül pleomorfik adenom.

Pleonasm : Dolambaçlı yoldan konuşma. Ek yığılması. Gereğinden fala sözcük kullanma. Lafı uzatma. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Haşiv. Dolambaçlı yol. Söz uzatımı. Laf kalabalığı.

 

İngilizce Pleopod Türkçe anlamı, Pleopod eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleopod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Isopod : İzopod. Balık kenesi. 7 çift bacakları olan küçük kabuklular (tatlı suda, denizde veya karada yaşayan).

Member : Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Uzuv. Üye. Çubuk. Ört.penis. Aza. Organ. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Taraf (denklem). Kılgan.

Extremity : Son derece. Etraf ya da uç parçaları. omurgasız hayvanlarda bölütlere (segment) bağlı olan ve belirli görevleri bulunan hareket edebilen uzantılar, kollar, bacaklar, kanatlar, duyargalar, ağız parçaları. Aşırılık. Son. Zirve. Büyük üzüntü. Aşırı derece. Had. Sınır. Son safha.

Lobster : Deniz istakozu. Istakoz gibi olmuş veya yanmış kimse. Langust. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 30-45 cm kadar büyüklükte, koyu mavi renkli, yosunlu kıyılarda bulunan, pişince kızaran, yenen bir eklem bacaklı türü. Istakoz. Böcek.

Swimmeret : Yüzgeç ayak (yengeç vb.). Yüzgeç ayak.

Appendage : Zeyil. Mülhakat. Askıntı. Başkasına muhtaç kimse. Daha büyük ya da önemli bir şeye eklenmiş şey. Vücut uzantısı. Katkı. Uzantı. Eklenti. İlave.

Shrimp : Karides avlamak. Bızdık. Teke. Kabuklular (crustacea) sınıfından, 5-6 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. çalı karidesi. Azgelişmiş. Bodur. Bücür. Karides. Bücür kimse.

Pleopod ingilizce tanımı, definition of Pleopod

Pleopod kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the abdominal legs of a crustacean.