Poleless türkçesi Poleless nedir

Poleless ingilizcede ne demek, Poleless nerede nasıl kullanılır?

Pole arm : Kutup kolu.

Pole cell : Mayoz bölünmesi sırasında yumurta hücresinin yanında oluşan ve sonra körelen hücreler. halkalı solucanların ya da yumuşakçaların embriyolarında olduğu gibi küçük hücrelerden tomurcuklanan büyük hücre. böcek embriyolarının çok erken safhasında kuyruk ucundan farklılaşan ve bunlardan eşey hücrelerinin geliştiği büyük hücreler. Kutup hücresi.

Pole of rotation : Bircismin dönmeeksenin cismi deldiği iki noktadan her biri. Dönme kutbu.

Pole star : Kutupyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici. Demirkazık (astronomi terimi). Öncü. Kutup yıldızı. Küçükayı'nın a yıldızı. Önder. Demirkazık. Ucay yıldızı (astronomi terimi).

Pole vault : Sırıkla yüksek atlama. Sırıkla atlama. Yüksek atlama.

Animal pole : Döller kutup. Animal kutup. Vitellüslü yumurtada yumurtanın vitellüssüz bölgesinin karşı vejetatif kutba göre daha hızla bölünerek blastulanın geliştiği çok sayıda küçük hücrenin bulunduğu kısmı.

Magnetic pole strength : Mıknatıssal ucay yeğinliği. Bir mıknatıssal ucayın, birim mıknatıssal ucay türünden tutarı. Manyetik kutup şiddeti.

Pole zero plot : Sıfır kutup çiziti.

 

Bean pole : Fasulye sırığı gibi kimse. Fasulye sırığı.

All pole filter : Tüm kutuplu süzgeç.

İngilizce Poleless Türkçe anlamı, Poleless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poleless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abject : Yazık. Tam. Aşağılık. Son derece kötü. Rezil. Adi. Kendini küçük düşüren. Miskin. Sefil. İğrenç.

Nonpolar : Ucaysız. Üzerinde pozitif veya negatif yük taşımayan, dolayısıyla suda çözünmeyen moleküller veya gruplar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nonpolar. Polar olmayan.

Helpless : Yardıma muhtaç. Zayıf. Aciz. Miskin. Kimsesiz. Beli bükük. Umarsız. Savunmasız. Yeteneksiz. Beceriksiz.

Desperate : Her şeyi göze alabilen. Azgın. Gözü dönmüş. Çaresizliğe kapılmış. Aşırı. Her şeyi göze almış. Vahim. Dehşetli. Çok ciddi. Umutsuz.

Discouraging : Cesaret kırıcı. İç karartıcı. Üzücü. Hevesini kırma. Heves kırıcı. Hayal kırıklığına uğratan.

Bleak : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık. İnci balığı. Nahoş. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Umutsuz. Kara. Rüzgar alan. Rüzgarlı. Sevimsiz.

Heartsick : Acılı. Bezgin. Bağrı yanık. Üzgün. Kederli. Yüreği yanık. Çok kederli.

Black : Siyah giysi. Kasvetli. İs. Siyaha boyamak. Kara. Koyu. Uğursuz. Karartmak. Morarmış.

 

Despairing : Çaresiz. Ümitsiz. Ümidini yitirme. Umutsuz.

Poleless synonyms : mastless, pessimistic, despondent, futureless, beamless, forlorn, dim, lost, unhopeful, impossible, pegless, insoluble.

Poleless zıt anlamlı kelimeler, Poleless kelime anlamı

Hopeful : Ümit verici. Ümitvar. Geleceği parlak. İyimser. Umutlu. Umut verici. Ümitli. Umutlandırıcı. Umut veren.

Optimistic : Nikbin. İyimser. Optimistik. Optimist.

Possible : Akla uygun. Olanaklı. Muhtemel. Olası. Akla yatkın. Olur. Mümkün. Makul. Olurlu. İmkan dahilinde.

Poleless antonyms : encouraging.

Poleless ingilizce tanımı, definition of Poleless

Poleless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a poleless chariot. Without a pole.