Pools türkçesi Pools nedir
- Para koymak.
- Toto.
- Birleştirmek.
- Karı paylaşmak.
- Fon oluşturmak.
- Tröst kurmak.
Pools ile ilgili cümleler
English: I don't like swimming in pools.
Turkish: Havuzlarda yüzmeyi sevmiyorum.
English: Ali doesn't like swimming in pools. He prefers swimming in lakes and rivers.
Turkish: Ali havuzda yüzmeyi sevmiyor. O, gölde ve nehirde yüzmeyi tercih ediyor.
English: I don't like to swim in pools.
Turkish: Ben havuzlarda yüzmeyi sevmiyorum.
English: The resort has large swimming pools.
Turkish: Tatil yerinin büyük bir yüzme havuzu var.
English: In swimming pools, water is continuously pumped through a filter.
Turkish: Yüzme havuzlarında, su sürekli olarak filtrelerden pompalanır.
Pools ingilizcede ne demek, Pools nerede nasıl kullanılır?
Foot pools : Spor toto.
Football pools : Spor toto. Toto. Sportoto.
The pools : Sportoto. Sporloto.
Poolside : Havuz başı.
Cesspools : Mezbele. Foseptik. Çok pis yer. Lağım çukuru. Pislik yuvası (argo terim). Çöplük gibi yer. Mazgal. Lağım kuyusu. Fosseptik. Çöp çukuru.
Pool funds : Fonları birleştirmek.
Pool configuration : Havuz yapılandırması.
Pool hall : Bilardo salonu.
Spools : Makara. Bobin. Izgara palangaları. Izgaralar arasında bulunan ve askıları hareket ettiren makaralar.
Pool table : Bilardo masası.
İngilizce Pools Türkçe anlamı, Pools eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pools ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Antings : Para vermek. Giriş. Ön. Ödemek. Önce. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Bop. Bop (poker).
Share : Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti. Anamalın belirli bir bölümü. pay belgiti. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sıradan pay belgiti. Katılmak (bir fikre). Katılım. Hisse. Paylaşımda bulunmak. Anlatmak. Paylaştırmak.
Excavation : Kazı işi. Çukur, boşluk, oyuk, kovuk, ekskavasyo. Oyum. Ekskavasyon. Kazma. Hafriyat. Tarih, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kazı yeri. Çukur. Kazı.
Aggregates : Toplamak. Toplam büyüklükler. Ulaşmak (toplamı). Etmek (toplamı).
Anting : Para sürmek. Önce. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek. Bop. Giriş. Bop (poker). Ödemek. Ön.
Ante up : Para yardımı yapmak. Paraları sökülmek. Parayı sökülmek. Para sürmek. Kapatmak (borç). Ödemek.
Anted : Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop (poker). Önce. Giriş. Bop. Ödemek. Para vermek. Ön.
Wager : Para yatırmak. Bahis tutuşma. Bahis. Bahis tutuşmak. Bahse girmek. Kumar. Riske atmak. Bahse girme. İddia.
Amalgamated : Cıva ile karıştırmak. Birleşmek. Karıştırmak. Cıvayla karıştırılmış. Karışmak.
Amalgamates : Karışmak. Karıştırmak. Karışım. Birleşmek. Karıştırıp birleştirmek. Katılmak. Karışma. Firma. Cıva ile karıştırmak.
Pools synonyms : pooled, cut the melon, football pools, swimming pool, bet on, assemble, aggregated, swimming bath, wading pool, anteing, aggregate, amalgamate, ally, anteed, allying, invest money, water jump, assembles, antes, ante, cash up, affiliating, amalgamating, pooling, agglutinate, split the profits, am, agglutinates, putting, pool, natatorium, affiliate, cistern.

Bu kısımda Pools kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pools ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pools anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pools ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.