Share türkçesi Share nedir

  • Anlatmak.
  • Paylaştırmak.
  • Bilgisayar, coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Paylaşımda bulunmak.
  • Aksiyon.
  • Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti.
  • Toprağı işleyenin, elde ettiği üründen, mal iyesine sözleşmeye göre pay vermesi biçiminde bir işletme türü.
  • Söylemek.
  • Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt.
  • Paylaşmak.
  • Bölüştürmek.
  • Saban demiri.
  • Pay.
  • Katılım.
  • Paylaşım.
  • Kar payı.
  • Hisse senedi.
  • Sıradan pay belgiti.
  • Katılmak (bir fikre).
  • Sermaye payı.
  • Yarıcılık.
  • Anamalın belirli bir bölümü. pay belgiti.
  • Hisse.

Share ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary share the responsibility for it.
Turkish: Ali ve Mary onun sorumluluğunu paylaşıyor.

English: "Why should I share the treasure with you?" "I thought we had an agreement."
Turkish: "Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım?" "Bir anlaşmamız olduğunu düşünmüştüm."

English: Ali doesn't share his food.
Turkish: Ali yemeğini paylaşmaz.

English: Ali doesn't like to share things.
Turkish: Ali şeyleri paylaşmayı sevmez.

English: Ali and I don't share the same values.
Turkish: Ali ve ben aynı değerleri paylaşmayız.

 

Share ingilizcede ne demek, Share nerede nasıl kullanılır?

Share a folder : Bir klasörü paylaştırır.

Share active modem : Etkin modemi paylaştır.

Share and share a like : Eşit paylarla.

Share and share alike : Paylaşmak. Eşit hisselere sahip olmak. Eşit haklara sahip olmak. Herşeyi ortak kullanmak. Kardeş payı. Eşit bir şekilde paylaşmak. Herşeyi eşit bir şekilde dağıtmak.

Share as : Paylaştır. Farklı paylaştır.

Share capital : Hisse senedi sermayesi. Paylara bölünmüş sermaye. Sermaye. Hisse senedine dayalı sermaye. Bir şirketin toplam sermayesinin hisse senedi olarak çıkan kısmı. Hisselere bölünmüş sermaye. Hisse sermayesi. Hisseli sermaye. Hisse senetleriyle temsil olunan sermaye.

Share in : Pay sahibi olmak. Payı olmak. Hissesi olmak. Katılmak. Ortak olmak.

Share cropping : Bir tarımsal araziden elde edilen ürünün daha önce yapılmış anlaşma gereğince, toprak, toprağa bağlı tesisler ve tohumluk, gübre, ilaç gibi girdileri sağlayan toprak sahibi ile ortakçı arasında paylaşıldığı üretim ilişkisi. Ortakçılık.

Share his bread and salt : Ekmeğini ve tuzunu paylaşmak. Yemeğini paylaşmak.

Share holder : Aksiyoner. Hissedar.

İngilizce Share Türkçe anlamı, Share eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Share ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divvied : Ezik tip. Bölmek. Mankafa. Salak.

Lotting : Kura ile paylaştırmak. Çekim yeri. Taksim etmek. Yazgı. Parsel. Talih. Çok miktar.

Moldboard : Saban kulağı. Grayder bıçağının yerleştiği tabla. Bıçak tablosu. Saban bıçağı. Dozer küreği kulağı.

 

Part : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Kısmen. Ayrılmak. Ayırmak. Kısımlara ayırmak. Parça. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Kısmi. Parçalamak.

Split : Hisse bölme. Çatlamış. Bölünmek. Ayırmak. Bölüşmek. Dağılmak. İhtilaf. Bozuşma. Yarmak.

Accessioning : Yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona). Ek. Katılma. Tahta çıkma. Sağlama. Zam. Artma. Ulaşma. Göreve gelme.

Articulate : Açık bir şekilde telaffuz etmek. Eklemlerle birleştirmek. Açık seçik konuşmak. Açık bir şekilde ifade etmek. Anlaşılır. Boğumlu. Telaffuz etmek. Açıkça söylemek. Hecelemek.

Affirm : Tekrarlamak. Onaylamak. Beyan etmek. Tekrar söylemek. Söz vermek. Bildirmek. İleri sürmek. İddia etmek. Olumlamak.

Plough share : Saban kulağı. Sapan demiri.

Lucre : Servet. Para. Akçe.

Share synonyms : communalise, commentating, allocation, elucidates, use, divvy, articulates, apprising, moieties, interest on money, double up, portion, carve up, net, apportioning, explained, percent, allotting, apprized, ploughshares, partakes, runners, ration, allocating, plowshare, apprised, sharing, allotment, divvies, kickback, profits, divident, participation share.

Share ingilizce tanımı, definition of Share

Share kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part. The part (usually an iron or steel plate) of a plow which cuts the ground at the bottom of a furrow. A division. To part among two or more. To receive a portion. To partake, enjoy, or suffer with others. A certain quantity. A plowshare. To have part. To distribute in portions. To divide. A portion. As, a small share of prudence.