Lotting türkçesi Lotting nedir

Lotting ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were plotting to kill Ali's father for the life insurance.
Turkish: Ali ve Marry hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.

English: They are plotting to kill the king.
Turkish: Kralı öldürmek için komplo yapıyorlar.

English: Tom suspects that Mary and I are plotting something.
Turkish: Tom, Meryem ile benim bir dolap çevirdiğimizden şüpheleniyor.

English: Blotting paper absorbs ink.
Turkish: Kurutma kağıdı mürekkebi emer.

English: This blotting paper absorbs ink well.
Turkish: Bu kurutma kağıdı mürekkebi iyi emer.

Lotting ingilizcede ne demek, Lotting nerede nasıl kullanılır?

Allotting : Paylaştırmak. İfraz etmek. Vermek (süre). Bölüştürmek. Pay etmek. Tahsis etmek. Hisseye ayırmak. Ayırmak. Tanımak (süre). Kura ile belirlemek.

Blood clotting : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı haline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur; ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. fibrinojenin fibrine dönüşmesi. Kan pıhtılaşması. Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. ilk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları.

 

Blotting : Silme. Yok etme. Blotlama. Eleme. Ortadan kaldırma. Elimine etme. Karartma. Lektriksel ortamda jel üzerinde göç ettirilen ve fraksiyonlarına ayrılan protein veya nükleik asitlerin bir destek tabakaya aktarıldıktan sonra özgül olarak belirlenmes. Bir hibridizasyon tekniği. Lekeleme.

Blotting pad : Altlık. Sümen. Mürekkebi emdirmek için kullanılan ped. Emme pedi. Fazla mürekkebi emdirmek için kullanılan emici ped. Sumen.

Blotting paper : Kurutma kağıdı.

Northern blotting : Southern lekeleme tekniğinin rna parçalarını ayırmak için kullanılan değişik bir şekli. elektroforezle ayrılan rna parçalarının özel bir filtreye geçirilmesi ve sonra radyoaktif rna ya da tek iplikli dna ile melezlenmesi tekniği. Northern lekeleme tekniği.

Deficiency of clotting factor : Faktör ıx yetersizliği. Faktör vııı yetersizliği. Hemofili b. Hemofili c. Hemofili a. Faktör xı yetersizliği.

Immunoblotting : İmmünoblotlama. Bir karışımdaki protein miktarını inceleme yöntemi. Bir protein solüsyonunda aranan bir proteinin olup olmadığını ve varsa ne kadar olduğunu anlamak için uygulanan nicel bir yöntem. Elektriksel alanda jel üzerinde göç ettirilen ve fraksiyonlarına ayrılan proteinlerin bir katman üzerine aktarılarak işaretli antikorlar yardımıyla görünür duruma getirilmesi işlemi, immünoblot, vestern blot.

 

Clotting : Bir sıvının kimyasal faktörlerle akıcı özelliğini kaybederek katılaşması. kan pulcuklarının kümelenerek pıhtı oluşturması. fibrinojen fibrine dönüşerek bir ağ oluşturur. bu ağ kan pulcuklarına bağlı fibrin lifleri ve ağın içine toplanmış hücresel elemanlardan oluşur. proteinlerin ısı, kuvvetli asit, alkali vb. maddelerin etkisiyle erimeden çökmesi, koagülasyon. Pıhtılaşma.

Clotting factors : Protein, lipoprtotein ve kalsiyum iyonlarından oluşan, pıhtılaşma olayında görevli faktörler. Pıhtılaşma faktörleri.

İngilizce Lotting Türkçe anlamı, Lotting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreordainment : Alın yazısı. Takdiri ilahi. Kader. Allah'ın takdiri. Önceden kararlaştırma eylemi. Kısmet. Önceden tayin etme eylemi. Önceden saptama eylemi.

Relative quantity : İzafi miktar.

Body : Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Ceset. Kitle. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Beden. Kurul. Nesne. Kasa. Cisim.

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Zippo : Hiç. (argo) sıfır. Hiçbir şey.

Bevy : Kızlar grubu. Zümre. Kız sürüsü. Kalabalık bir grup. Kadın türkümü. Kuş sürüsü. Kız türkümü. Takım.

Pick : Kürdan. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç. Seçenek. Seçme. Seçmek. Burun karıştırma. Yankesicilik yapmak. Seçip almak. Sıyırmak.

Karma : Önceki yaşamın kaderi belirlediği inancı. Kader.

Cipher : Hesaplamak. Hiç. Günümüz rakamları. Önemsiz biri (nüfuz açısından). Önemsiz kimse. Aritmetik yapmak. Şifre. Hesap. Şifre ile yazmak.

Allotting : Kura ile belirlemek. Paylaştırmak. Tanımak (süre). Pay etmek. İfraz etmek. Vermek (süre). Tahsis etmek. Ayırmak. Hisselere ayırmak.

Lotting synonyms : multiple voting, fanny adams, sweet fanny adams, contribution, cut, slews, chance, hep, allocate, good fortune, allocates, severs, batches, mickle, option, muckle, naught, auspiciousness, foreordainments, casting vote, cliques, fortune, allotment, distributes, divides, write in, large amount, lesson, plat, allocations, zip, allowance, apportionments.

Lotting zıt anlamlı kelimeler, Lotting kelime anlamı

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Improper : Açık saçık. Yolsuz. Terbiyesiz. Münasebetsiz. Çirkin. Yakışıksız. Yersiz. Yanlış. Biçimsiz. Ahlaksız.