Clotting türkçesi Clotting nedir

  • Pıhtılaşma.
  • Bir sıvının kimyasal faktörlerle akıcı özelliğini kaybederek katılaşması. kan pulcuklarının kümelenerek pıhtı oluşturması. fibrinojen fibrine dönüşerek bir ağ oluşturur. bu ağ kan pulcuklarına bağlı fibrin lifleri ve ağın içine toplanmış hücresel elemanlardan oluşur. proteinlerin ısı, kuvvetli asit, alkali vb. maddelerin etkisiyle erimeden çökmesi, koagülasyon.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Clotting ingilizcede ne demek, Clotting nerede nasıl kullanılır?

Clotting factors : Pıhtılaşma faktörleri. Protein, lipoprtotein ve kalsiyum iyonlarından oluşan, pıhtılaşma olayında görevli faktörler.

Deficiency of clotting factor : Hemofili a. Faktör xı yetersizliği. Hemofili b. Faktör ıx yetersizliği. Hemofili c. Faktör vııı yetersizliği.

Blood clotting : Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. ilk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı haline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur; ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. fibrinojenin fibrine dönüşmesi. Kan pıhtılaşması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Clotted : Pıhtılaşmış.

Clotted blood : Bir araya toplanıp yığılmış kan hücreleri. Birbirine bağlanmış kan hücreleri.

Blood clot : Pıhtı. Kan pıhtısı.

Clotted nonsense : Saçmalığın dik alası.

Clotty : Pıhtılaşmaya eğilimli. Pıhtı dolu.

Clotted cream : Süt kaymağı. Kaymak.

Cloth : Rahiplik. Bez. Bez örtü. Dokuma. Kumaş. Sofra örtüsü. Yelken. Cilt bezi. Örtü. Din adamlığı.

İngilizce Clotting Türkçe anlamı, Clotting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clotting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flocculation : Topaklanma. Yumaklaştırma. Yumuşatma. Suda çözünebilen çok yüksek molekül ağırlıklı organik polimerler kullanılarak taneciklerin bir araya getirilmesi işlemi. Yumaklanma. Yumaklaşma. Bir çözeltide erimiş halinde bulunan kolloidal maddelerin bir araya toplanıp kitle oluşturması, flokülasyon. Flokülasyon. Yumaksı çökelme. Çökeltme.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Curdling : Süt yapma. Bir sıvıda kısmi olarak katı parçalar oluşturma süreci. Kaymak tutan. Kazeinin peynir mayası veya başka asit etkinliği tarafından pıhtılaştırıldığı peynir üretimi aşaması. Pıhtı oluşumu.

 

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Clabbering : Kaymak tutma. Kesilmek (sütün). Ekşitmek. Lora dönüşmek. Ekşitmek (sütü).

Activity : Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eyleyim. İş. Etkinlik. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Etki. Yapılan işler. Meşguliyet. Fiil. Hareket halinde olma.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Gelatinization : Katılaştırma (ayrıca gelatinisation). Jelatinleştirme. Jelatine dönüşme. Tane yemlerin yapısında bulunan nişasta granüllerinin sulu ortamda ısı veya kimyasallar etkisi altında dönüşümsüz olarak şişmesi. Jelatinizasyon. Jelatinleşme. Pelteleşme. Pelteleştirme.

Clotting synonyms : natural action, natural process, abdominal distention, a dna, blood clotting, congealment, thermocoagulation, gelatinisation, abattoir, coagulations, a c deformity, a band, a amplitude mod, action, abdominal palpation, blood coagulation, jellification, abdominal ovariectomy, a clay, congelation, abdominal fat necrosis, abdomen, coagulation.