Prattles türkçesi Prattles nedir

  • Gevezelik etmek.
  • Gereksiz konuşma.
  • Çene çalmak.
  • Çocukça konuşma.
  • Çocukça konuşmak.
  • Önemsiz konuşma.
  • Çocuk gibi konuşmak.
  • Laflamak.
  • Saçma sapan konuşmak.
  • Saf saf konuşmak.
  • Çene çalma.

Prattles ingilizcede ne demek, Prattles nerede nasıl kullanılır?

Prattle : Laflamak. Önemsiz konuşma. Gereksiz konuşma. Çocukça konuşma. Gevezelik etmek. Çocukça konuşmak. Çene çalmak. Çocuk gibi konuşmak. Saçma sapan konuşmak. Saf saf konuşmak.

Prattled : Çocuk gibi konuşmak. Saf saf konuşmak. Çocukça konuşma. Gereksiz konuşma. Çocukça konuşmak. Çene çalmak. Saçma sapan konuşmak. Önemsiz konuşma. Laflamak. Çene çalma.

Prattler : Geveze. Çenebaz.

Prattlers : Geveze. Çenebaz.

Prattling : Saf konuşma. Çene çalmak. Çocuk gibi konuşmak. Gevezelik etmek.

Prat : Lavuk. Mal. Embesil. Kıç. Göt. Salak. Aptal.

Prated : Gevezelik. Gereksiz konuşma. Boş konuşmak. Dem vurmak. Gevezelik etmek. Tıraşlamak.

Prater : Çenesi kuvvetli. Çenesi düşük. Lafebesi. Geveze.

Pratfall : Kıçının üzerine oturmak (fig ya da lit). Çok büyük bir hata. Büyük salaklık.

Prate : Dem vurmak. Boş konuşmak. Tıraşlamak. Gevezelik. Gereksiz konuşma. Gevezelik etmek.

İngilizce Prattles Türkçe anlamı, Prattles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prattles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Claver : Boş aylak işi konuşma. Muhabbet. Sohbet etmek. Sohbet. (esas olarak iskoçça) sohbet. Dedikodu.

Chew the rag : Geyik yapmak. Laklak etmek.

Chitchats : Havadan sudan konuşmak. Dedikodu. Laklak. Muhabbet. Hasbıhal. Çene. Sohbet. Gevezelik.

Jawing : Uzun konuşmak. Boş konuşmak. Dedikodu yapma. Öğüt vermek (sıkıcı). Çene çalan. Sıkıcı konuşmak.

Rale : Harhara. Bronş veya bronşçuklar içerisinde eksudat, transudat, kan veya aspirasyon sıvısının varlığını gösteren hastalık belirtisi sesler, ral sesleri, subkrepitan. yaş ve kuru harharalar olarak ikiye ayrılır. Ral. Hırıltı.

Agitate : Üzmek. Sarsmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Telaşlandırmak. Galeyana getirmek. Altüst etmek. Yaygara koparmak. Çalkalanmak. Acı vermek. Dalgalandırmak.

Blabber : Boşboğaz kimse. Kafa ütülemek. Ağzında laf tutamamak. İspiyon. Muhbir. Çok aptalca konuşmak.

Nattered : Çok konuşmak. Gevezelik etmek (ingiliz ingilizcesi).

Prattling : Saf konuşma.

Chat : Muhabbet. Söyleşi. Söyleşmek. Çene çalmak (argo terim). Laklak etmek. Kandırmaya çalışmak. Sohbet. Laf etmek.

Prattles synonyms : crepitation rale, drivel, yapping, cackles, blathers, blathered, blabbed, blathering, chipper, drivels, chit chat, chats, chatters, jaw, blabbers, chinwag, blethered, shake, causerie, blather, piffle, idle talk, have a chat, blethers, prated, chippers, blither, prates, blabbering, babble, bloviate, cackling, blithered.