Claver türkçesi Claver nedir

Claver ingilizcede ne demek, Claver nerede nasıl kullanılır?

Clave : Vurmalı enstrümanların vurma aleti çiftinden her biri. Müzikal sesler çıkarmak için kullanılan çubuk.

Clavecin : Eski tip piyano (müzikal enstrüman). Harpsikord.

Autoclave : Çoğunlukla 1 atmosfer basınç altında 121 ºc sıcaklık elde edilerek buharla laboratuvar ve hastane nesnelerinin sterilizasyonunu sağlayan alet. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sterilizasyon için kullanılan, basıncı ve/veya sıcaklığı ayarlanabilen yüksek basınç ve sıcaklığa dayanıklı alet. Otoklav. Sterilizasyon için kullanılan, sıcaklık ve basınca dayalı sıkı kapaklı çelik alet. Sterilizatör. Basınçlı kap.

Autoclaves : Sterilizatör. Otoklav.

Conclave : Kardinaller meclisi. Papayı seçmek için kardinallerin toplanması. Özel toplantı. Meclis. Kardinaller toplantısı. Oturum.

Dye autoclave : Basınçlı boyama aparatı.

Customs enclaves : Açık liman, bölge ve yerler ile, gümrüklenmiş mallara ayrılan arakoruncak ya da bu tür malların konulmasına gümrükçe izin verilmiş yerler. Gümrükdışı yerler.

Exclaves : Bir memleketin başka bir devlette bulunan küçük toprak parçası. Başka bir ülkenin toprakları ile çevrilmiş kültürel açıdan farklı varlık veya bölge. Eksklav.

 

Enclave : Yerleşim bölgesi. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Enklav. Kapanım. Kuşatılmış toprak. Anklav. Bütünüyle ya da büyük bölümüyle komşu devletin topraklarıyla çevrilmiş ülke. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Yerleşme bölgesi.

Clava : Havaneli, çomak. Klava. Bir algılayıcı antenin çubuk şeklindeki ucu (böceklerde).

İngilizce Claver Türkçe anlamı, Claver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Claver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chat : Söyleşmek. Laflamak. Laklak etmek. Chat yapmak. Muhabbet etmek. Kandırmaya çalışmak. Hoşbeş. Hasbıhal etmek.

Chipper : Canlı. Tarakçı. Şevkli. Yonga makinesi. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Şık. Neşeli. Yüzey pürüzlendirici. Kuş gibi cıvıldamak.

Chinwag : Laflamak. Çene çalma. Çene yarışı. Gevezelik. Çene. Havadan sudan konuşmak.

Banters : Dalga geçmek. Alay. Takılma. Takılmak. Takılmak (argo terim). Şaka yapmak. Şakalaşmak. Hafif konuşma. Şaka.

Converse : Söyleşmek. Akis. Konuşmak. Ters. Karşıt. Karşıt anlamlı sözcük. Evirtim. Zıt. Görüşmek.

Commune : Komünyon almak. Senli benli konuşmak. Senli benli konuşmak (argo terim). Konuşmak. Söyleşi. Avam. Söyleşmek. Komünyon vermek. Hasbıhal etmek.

Jaw : Fırça atmak. Ağız. Vırvır. Dırdır. Çene. Nasihat faslı. Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. Laflamak. Azar. Sıkıcı öğütler vermek.

Fondness : Yakınlık. Fazla müsamaha. Sevgi. Meyil. Zaaf. Tercih. Şefkat. Düşkünlük. Sıcaklık duygusu.

 

Chatted : Çene çalmak (argo terim). Söyleşmek. Gevezelik etmek. Hoşbeş etmek (argo terim). Lafa tutmak. Laflamak.

Schmooze : Geyik muhabbeti. Boş ve anlamsız sohbet. Gevezelik. Havadan sudan konuşma. Dedikodu (ibranice).

Claver synonyms : shmooze, shmoose, schmoose, confabulated, bantered, natter, dirt, causerie, chat up, chew the rag, confabs, bloviate, gossip, chaffer, grapevines, jawbone, visit, chew the fat, chatters, chats, confabulate, confabbing, communion, grapes, confab, gossips, chatting, small talk, goss, hearsays, banter, affection, chitchats.

Claver ingilizce tanımı, definition of Claver

Claver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Prattle. Chattering. Frivolous or nonsensical talk. [Bakınız: Clover].