Converse türkçesi Converse nedir
- Söyleşmek.
- Konuşmak.
- Evirtim.
- Zıt.
- Karşıt.
- Görüşmek.
- Ters.
- Sohbet etmek.
- Tersinmek.
- Karşıt anlamlı sözcük.
- Akis.
Converse ile ilgili cümleler
English: Passengers shall not converse with the driver while the bus is in motion.
Turkish: Otobüs hareket halindeyken yolcular şoförle konuşmamalıdır.
English: I often converse with her.
Turkish: Ben sık sık onunla sohbet ederim.
English: Deaf people can converse in sign language.
Turkish: Sağır insanlar işaret dilinde sohbet edebilirler.
English: We conversed until late at night while eating cake and drinking tea.
Turkish: Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.
Converse ingilizcede ne demek, Converse nerede nasıl kullanılır?
Converse with : Konuşmak. Sohbet etmek.
Conversed : Konuşmak. Zıt. Akis. Sohbet etmek. Tersinmek. Karşıt anlamlı sözcük. Söyleşmek. Karşıt. Görüşmek. Evirtim.
Conversely : Aksine. Tersine. Diğer taraftan. Tam tersine. Buna karşılık.
Converser : Bir konuşmaya katılan kimse. Bir tartışmaya katılan kimse. Diğerleri ile konuşan kimse. Sohbet eden kimse. Sohbet eden.
Converses : Tersinmek. Akis. Evirtim. Karşıt. Sohbet etmek. Konuşmak. Karşıt anlamlı sözcük. Görüşmek. Söyleşmek. Zıt.
Conversation view : İletişim görünümü.
Conversancy : Tanıma. Bilme. Tanışma.
Conversance : Sıkı fıkılık. Bilme. Samimilik.
Conversation piece : Olaylar dizisinden ziyade daha çok diyaloglara dayalı olan tiyatro çalışması. Konuşulan konu. Sohbet malzemesi. Alışılmadık niteliklerinden dolayı konuşmaya sebep olan neden ıvır zıvır veya nesne.
Conversant : Bilinen. Tanınmış. Bilgisi olan. Deneyimli. Bilen. Erbap. Aşina.
İngilizce Converse Türkçe anlamı, Converse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Converse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Confer on : Unvan vermek. Akademik derece vermek. Vermek. Fikrini almak. Görüşünü almak.
Discusses : Ele almak. Tartışmak. Tadını çıkarmak. Müzakere etmek. Tadına varmak. Münakaşa etmek.
Argued : Münakaşa etmek. Göstergesi olmak. İddia etmek. Karşı gelmek. İkna etmek. Tartışmak. Belli etmek. İtiraz etmek. Savunmak. İspatı olmak.
Chew the fat : Geyik yapmak. Geyik muhabbeti yapmak. Lak lak etmek. Laflamak. Havadan sudan konuşmak. Kaynatmak. Çene çalmak. Makara yapmak. Laklak etmek.
Anti : Karşı, zıt. Muhalif. Aksi. Karşı. Karşı olan kimse. Anti. Aykırı.
Fence : Etrafını çevirmek. Baştan savma yanıt vermek. Korumak. Çalıntı mal satmak. Eskrim sporu yapmak. Kaçamaklı konuşmak. Savunmak. Etrafı çitle çevirmek. Çalınmış eşya alıp satan adam. Doğru yanıt vermekten kaçınmak.
Conversions : Sayı. Değiştirme. Sayı yapma. Dönme. Dönüştürme. Din değiştirme. Çevirme.
Antonyms : Zıt anlamlılar. Karşıt anlamlılar.
Shoot the breeze : Çene çalmak. Makara yapmak. Gevezelik etmek. Ayaküstü konuşmak. Ordan burdan konuşmak. Ayaküstü laflamak. Kaynatmak. Havadan sudan konuşmak. Geyik çevirmek. Geyik muhabbeti yapmak.
Converse synonyms : converses, confabbed, reflexes, confabulates, be on to, antipathic, chin, approaches, bespeaks, antithetical, revert, reversion, chipper, acrimonious, visit, averse, bad tempered, discourse, bespeak, reversions, antonymous, replication, awry, communes, bespeaking, agin, confers, confabbing, chatter, jaw, chats, conversing, canvasses.
Converse zıt anlamlı kelimeler, Converse kelime anlamı
Synonymous : Eşanlamlı. Anlamdaş. Anlamları aynı veya birbirine yakın olan kelimeler. dil bilimi açısından aslında anlamca birbirine tıpı tıpına denk düşen çok az kelime vardır. eş anlamlı sözler, genellikle bazı kelimelerdeki kavram inceliklerinin çeşitli sosyal ve dil kesimlerinde zamanla gölgelenmeye uğrayarak anlamca birbirlerine yaklaşmalarından oluşmuştur. et. yir/oron «yer»; süçig/tatlıg «tatlı»; yul/bınar «pınar»; ögirmek/sevinmek «sevinmek», tt. baş/kafa; ak/beyaz, kara/siyah, yemeni/yazma, bıkmak/bezmek/usanmak, bunalmak/sıkılmak, göndermek/yollamak; son bulmak/sona ermek; dilemek/istemek, kızmak/öfkelenmek vb. bir dilin kendi kelimeleri arasında olduğu gibi, alıntı kelimeleri arasında da eş anlamlı olanlar vardır. türkçe, arapça ve farsçadan yaptığı alıntılar dolayısıyla bu bakımdan bol örnekler vermektedir: göz / far. çeşm, ar. ayn; dudak / far. leb; kan/ ar. dem; buyruk/ ar. emr>emir; çok / ar. fazla; buyurmak/ ar. emretmek; değer/ ar. kıymet; yetenek/ ar. kabiliyet; üzüntü/ ar. keder; eğilim/ ar. temayül vb. dilimizde eş anlamlı sözlerin batı dillerinden alınmış örnekleri de vardır: doğruca, doğrudan doğruya/direkt; yönerge/talimat/direktif; boyunbağı/kıravat; canbazlık/akrobasi; iş, hareket/aksiyon; dingil/aks; hamamlık/banyo vb. Sinonim. Aynı anlamlı. Müteradif. Eş anlamlı (kelime).
Forward : Sunmak. İleriye yönelik. İletmek. İleriye doğru. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İleri. Öndeki. Şımarık. İleriye. Ön.
Converse ingilizce tanımı, definition of Converse
Converse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Followed by with. A proposition which arises from interchanging the terms of another, as by putting the predicate for the subject, and the subject for the predicate. Turned about. As, no virtue is vice, no vice is virtue. To hold intimate intercourse. Frequent intercourse. As, a converse proposition. Intimate association. To commune. Reversed in order or relation. Reciprocal. Familiar communion. To keep company.

Bu kısımda Converse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Converse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Converse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Converse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.