Prattle türkçesi Prattle nedir

  • Çocukça konuşma.
  • Saçma sapan konuşmak.
  • Laflamak.
  • Gevezelik etmek.
  • Çene çalma.
  • Gereksiz konuşma.
  • Önemsiz konuşma.
  • Çocukça konuşmak.
  • Çene çalmak.
  • Saf saf konuşmak.
  • Çocuk gibi konuşmak.

Prattle ingilizcede ne demek, Prattle nerede nasıl kullanılır?

Prattled : Saf saf konuşmak. Gereksiz konuşma. Saçma sapan konuşmak. Çocukça konuşmak. Çene çalma. Çocuk gibi konuşmak. Gevezelik etmek. Çene çalmak. Laflamak. Önemsiz konuşma.

Prattler : Çenebaz. Geveze.

Prattlers : Çenebaz. Geveze.

Prattles : Saf saf konuşmak. Çene çalmak. Önemsiz konuşma. Saçma sapan konuşmak. Gevezelik etmek. Laflamak. Çocuk gibi konuşmak. Gereksiz konuşma. Çocukça konuşmak. Çene çalma.

Prattling : Çocuk gibi konuşmak. Saf konuşma. Gevezelik etmek. Çene çalmak.

Prates : Gevezelik etmek. Gereksiz konuşma. Dem vurmak. Gevezelik. Boş konuşmak. Tıraşlamak.

Prat : Kıç. Göt. Mal. Salak. Aptal. Lavuk. Embesil.

Prated : Gevezelik. Gevezelik etmek. Tıraşlamak. Boş konuşmak. Dem vurmak. Gereksiz konuşma.

Pratincole : Bataklık kırlangıcı. Bataklıkkırlangıcı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, bataklık kırlangıcıgiller (glareolidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, güney avrupa ve kuzey afrika'dan tiyenşan dağlarına kadar olan bölgede bataklık kenarlarında yaşayan göçmen bir tür.

 

Praters : Çenesi düşük. Geveze. Çenesi kuvvetli. Lafebesi.

İngilizce Prattle Türkçe anlamı, Prattle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prattle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drivel : Saçma sapan söz. Salyası akmak. Saçmalık. Saçma. Sapıtmak. Saçmalamak. Saçma sapan konuşma. Burnu akmak.

Chin wag : (argo) sohbet. Konuşma. Söyleşi.

Prated : Dem vurmak. Gevezelik. Boş konuşmak. Tıraşlamak.

Blethering : Saçma. Abuk sabuk konuşmak. Zırva. Saçmalamak. Saçmalık.

Blethered : Saçmalık. Saçma. Abuk sabuk konuşmak. Zırva. Saçmalamak.

Have a chat : Hoşbeş etmek. Muhabbet etmek. Söyleşmek. Sohbet etmek. Laf atmak. Yarenlik etmek.

Jaw : Omurgalılarda kemik ya da kıkırdak ile desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı. omurgasızlarda bu görevi taşıyan benzer yapı. Uzun konuşmak. Azar. Sıkıcı konuşmak. Nasihat faslı. Can sıkıcı öğüt. Sıkıcı öğütler vermek.

Yak : Tibet sığırı. Tibetöküzü. Tibet’te ve orta asya’nın himalaya bölgesinde bulunan, uzun kaba tüylü, vahşi tipleri kahverengi veya siyah, evcil tipleri beyaz da olabilen boynuzlu sığır. Laklak etmek. Yak yünü. Havadan sudan konuşmak. Tibet öküzü. Yak. Çift parmaklılar (aruodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, orta asya'da yaşayan, 4 m kadar uzunlukta, 190 cm kadar yükseklikte, 750 kg kadar ağırlıkta, rengi kara, tüyleri sırtta kısa, yanlarda çok uzun ve dalgalı, binek ve çekim hayvanı olarak kullanılan, süt, et ve derisinden faydalanılan bir tür.

Blathered : Sarhoş. Saçmalamak.

 

Babble : Uğultu. Cırlamak. Tekdüze ses çıkartmak. Sır söylemek. Saçmasapan mırıldanmak. Şırıltı. Gürültü. Saçmalamak. Çağlamak (su).

Prattle synonyms : chin music, prattles, chew the rag, utter, tittle tattle, blither, chitchat, blathering, prattled, yakety yak, tattle, blathers, gabfests, chats, idle talk, claver, gabble, fan the breezes, chippered, chitchats, chatters, chew the fat, blabbing, clack, jawing, blather, chipper, chatted, prates, causerie, cackles, natter, bloviate.

Prattle ingilizce tanımı, definition of Prattle

Prattle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to prattle treason. Loquacity on trivial subjects. To babble. Empty talk. To utter child`s talk. Prate. To prate. Trifling or childish tattle. To talk much and idly. Hence, to talk lightly and artlessly, like a child. To utter as prattle. Babble.