Presume upon türkçesi Presume upon nedir

  • Kötüye kullanmak.
  • Sömürmek.
  • Çıkarı için kullanmak.
  • Yüzgöz olmak.

Presume upon ingilizcede ne demek, Presume upon nerede nasıl kullanılır?

Presume : Haddini aşmak. Haddini bilmemek. İhtimal vermek. Varsaymak. Cüret etmek. Saymak. Addetmek. Yeltenmek. Kalkmak. Kabul etmek.

Upon : Göre. Üzerine. Üstünde. İle. Üzerinde.

Presume on : Yüzgöz olmak. Çıkarı için kullanmak. Kötüye kullanmak. Sömürmek. Suistimal etmek. Suiistimal etmek.

Presumed : Farzetmek. Tahmin etmek. İhtimal vermek. Varsaymak. Farzedilmiş. Haddini aşmak. Farzedilen.

Presumedly : Tahminen. Herhalde. Büyük ihtimalle. Muhtemelen. Galiba.

Presumes : Haddini bilmemek. Varsaymak. Kabul etmek. Addetmek. Tahmin etmek. Farz etmek. Farzetmek. Yeltenmek. İhtimal vermek. Haddini aşmak.

İngilizce Presume upon Türkçe anlamı, Presume upon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Presume upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encroaching : Sokulmak. Gizlice saldırma. Tecavüz etmek. Yavaşça veya gizlice tecavüz etme (hak, mülk). El uzatma. Zarar vermek. Toprak. Gaspetme.

Impose : Yararlanmak. Aldatmak. Koymak (vergi). Uygulamak. Etkilenmek. (vergi) koymak. Uygulmaya koymak. Yük olmak. Zorla kabul ettirmek.

Betrays : Yanlış yola sevk etmek. Hiyanet etmek. İhanet etmek. Açığa vurmak. Aldatmak. Ağzından kaçırmak. Hainlik etmek. Ele vermek. Hıyanet etmek.

 

Encroached : El uzatılmış. Zarar vermek. Sokulmak. Gaspedilmiş. Gizlice saldırılmış. Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Tecavüz etmek.

Milks : Çekmek. Sağmak. Sağmak (inek). Yolmak. Süt. Faydalanmak. Süt sağmak. Sütümsü madde. Süt vermek (inek).

Exploit : Yararlanmak. Yüreklilik. Üstün başarı. İşletmek. Kahramanca davranış. Serüven. İstismar etmek. Kendi çıkarına kullanmak. Kahramanlık.

Toy with : Oynamak. İle oynamak. Göz önüne almak. Karıştırmak. Üzerinde düşünmek. Kullanmak. Kurcalamak. Elinde evirip çevirmek. Yarı ciddi bir şekilde düşünmek.

Imposed : Dayatılan. Empoze. Yük olmak. Maruz kalınan. Etkilenmek. Uygulmaya koymak. Maruz kalmış. Zorlamak. Yüklemek.

Imposes : Etkilenmek. Koymak (vergi). (yasa vb) uygulamaya koymak. Uygulmaya koymak. Zorlamak. Yararlanmak. Yüklemek. Zorla kabul ettirmek. (vergi) koymak.

Abuses : Küfretmek. Taciz etmek. Kötü emellerine alet etmek. Tecavüz etmek. Suistimal etmek. Kötü davranmak.

Presume upon synonyms : victimise, defile, victimised, make capital out of, avail oneself of, trade on, abuse, defiles, betraying, abusing, defiling, milk, encroaches, sponge off, encroach, sweat, sweats, use, put upon, betray, presume on.