Productive capacity türkçesi Productive capacity nedir

  • Üretken kapasite.
  • Üretim kapasitesi.
  • Verim kapasitesi.

Productive capacity ile ilgili cümleler

English: This factory's productive capacity is 250 cars a week.
Turkish: Bu fabrikanın üretim kapasitesi haftada 250 araçtır.

Productive capacity ingilizcede ne demek, Productive capacity nerede nasıl kullanılır?

Productive : Üretken. Müsmir. Prodüktif. Bereketli. Velut. Sonuç getiren. Yaratıcı. Kazançlı. Verim artırıcı.

Capacity : İstiap haddi. Birim gerilimde bir nesneye sığabilen kıvıl yük niceliği. Yetenek. Mevki. Hacim. Özgüç. Bir veri saklama ortamının alabileceği sözcük ya da damga sayısı. genel olarak herhangi bir dizgenin işyükünün üst sınırı, bk. bellek sığası. Kapasite. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Toplumbilimde başlıca ölçüm konularından biri olan ve bireyin belli bir alandaki öğrenme ve yetişme olanaklarının sınırını gösteren yeti.

Productive debt : Üretken borç.

Productive efficiency : Üretim etkinliği. Varolan tüm kaynakların tam işlendirildiği ve malların en düşük fırsat maliyetiyle ençok üretimin elde edildiği durum. bk. teknik etkinlik. Üretimde etkinlik.

Productive energy : Büyümekte veya beside olan bir hayvanda yediği yemden yağ ve protein olarak depolanan maddelerin enerjisine eş değer olarak ölçülen net enerji. Prodüktif enerji.

 

Productive expenditure : Üretken harcama.

İngilizce Productive capacity Türkçe anlamı, Productive capacity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Productive capacity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Production capacity : Üretim sığası.

Producing capacity : Üretim gücü. İstihsal kapasitesi. Bir makinenin belirli bir süre içindeki yapım gücü.