Productive türkçesi Productive nedir

Productive ile ilgili cümleler

English: The year you spent in Germany was very productive for you.
Turkish: Almanya'da geçirdiğin yıl senin için çok verimliydi.

English: Tobacco smoke is productive of cancer.
Turkish: Tütün dumanı kanser yapıcıdır.

English: This factory's productive capacity is 250 cars a week.
Turkish: Bu fabrikanın üretim kapasitesi haftada 250 araçtır.

English: Ali was productive.
Turkish: Ali üretkendi.

English: Ali is productive.
Turkish: Ali verimli.

Productive ingilizcede ne demek, Productive nerede nasıl kullanılır?

Productive capacity : Üretken kapasite. Üretim kapasitesi. Verim kapasitesi.

Productive debt : Üretken borç.

Productive efficiency : Üretim etkinliği. Varolan tüm kaynakların tam işlendirildiği ve malların en düşük fırsat maliyetiyle ençok üretimin elde edildiği durum. bk. teknik etkinlik. Üretimde etkinlik.

Productive energy : Prodüktif enerji. Büyümekte veya beside olan bir hayvanda yediği yemden yağ ve protein olarak depolanan maddelerin enerjisine eş değer olarak ölçülen net enerji.

Productive expenditure : Üretken harcama.

 

Non productive labor : Üretim dışı iş. Endirekt işçilik. Emeği üretim ile doğrudan doğruya ilgili olmayan işçilerin yaptığı iş. Dolaylı işçilik.

Productive protein value : Ppv. Etkin protein değeri.

Capitalistically productive labour : Kapitalist üretken emek. Marksist yaklaşımda maddi mallar üreterek artık değer kitlesine katkı yapan emek. ancak marksist yaklaşımda bu tanım durağan olmayıp, kapitalizmin gelişme aşamaları ve işbölümüne göre değişebilmektedir.

Socialist non productive labour : Sosyalist üretken olmayan emek. Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sisteminde yer almayan hizmet üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek.

Socialist productive labour : Sovyetler birliği ve daha sonra doğu avrupa’daki sosyalist ülkeler, çin halk cumhuriyeti ve küba’da maddi mallar üretim sistemine göre maddi mallar üreten emek. sosyalist ülkelerdeki maddi mallar üretim sistemine almaşık olarak muhalif sosyalistler tarafından önerilen ve maddi refahı artıran, toplumsal olarak faydalı ve çevre duyarlılığı olan, insan tatminini, gelişimini ve sağlığını geliştiren emek. Sosyalist üretken emek.

İngilizce Productive Türkçe anlamı, Productive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Productive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Advantageous : Menfaatli. Üstünlük sağlayan. İstifadeli. Faydalı. Yararlı. Üstün. Avantajlı. Hayırlı.

Gainful : Maaşlı. Verginli. Ücretli.

Actives : Çalışkan. Faal. İşleyen. Pratik. Muvazzaf. Etkin. Çevik. Aktif.

Foody : Yenebilir. Ağzının tadını bilen. Gurme. Yemeğe düşkün veya dünya mutfağına ilgi duyan kimse. Meyveli. Yenilebilir.

Juicy : Cıvık. İlginç. Meraklı. Cazip. Sulu. Özlü. Merak uyandırıcı. Ağız sulandırıcı. Çekici.

Constructive : Yararlı. Yardımcı. Olumlu. Yapıcı. Müspet. İnşaatla ilgili. Geliştirici. Hukuken varsayılan. İnşaat.

Oil bearing : Yağ içeren. Yağlı. Yağ veren.

Rich : Zengin. Canlı (renk). Varlıklı. Yoğun. Değerli. Esprili. Paralı. Pahada ağır. Ağır (yiyecek).

Loamier : Balçıklı. Killi. Özlü. Tınlı.

Productive synonyms : amentaceous, nut bearing, fur bearing, builders, fertilised, cultivable, lucrative, abundant, proliferous, generator, efficiently, absolute loader, access key, blessed, builder, gainfully, arable, profitable, conceivers, access mechanism, the active, cornucopiate, creators, generic, benefic, reproductive, fatter, paying, ac adapter, abbreviate, conceiver, authors, of avail.

Productive zıt anlamlı kelimeler, Productive kelime anlamı

Unfruitful : Verimsiz. Başarısız. Kısır. Bereketsiz. Meyvesız. Meyvesiz.

Unproductive : Bereketsiz. Kısır. Randımansız. Atıl. Kar etmeyen. Verimsiz. İşlek olmayan. Üretken olmayan.

Unprofitable : Kazançsız. Verimsiz. Yararsız. Karsız.

Productive antonyms : unsuccessful, sterile, uncreative.

Productive ingilizce tanımı, definition of Productive

Productive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Productive enterprises. As, productive soil. Yielding or furnishing results. Having the quality or power of producing. Productive labor, that which increases the number or amount of products.