Programmers türkçesi Programmers nedir

  • Yazılımcı.
  • Bilgisayar programcısı.
  • Programcı.
  • Programlayıcı.

Programmers ile ilgili cümleler

English: Even though computer programmers may use semicolons every day, nowadays most people only use semicolons for emoticons.
Turkish: Bilgisayar programcıları her gün noktalı virgül kullanmalarına rağmen, bugünlerde birçok insan noktalı virgülleri sadece duyguları göstermek için kullanmaktadır.

English: The program was programmed by programmers.
Turkish: Program, programcılar tarafından programlandı.

Programmers ingilizcede ne demek, Programmers nerede nasıl kullanılır?

Deprogrammers : Kötü bir alışkanlığı bırakan. Kötü bir etkiden kurtulan kimse. Yeni bir eğitim veren. Yeniden eğiten.

Programmer check : Bağdarlamacı denetimi. Programcı denetimi.

Application programmer : Uygulama programlayıcısı. Uygulama programcısı.

Computer programmer : Bilgisayar yazılımı yazan kimse. Bilgisayar programcısı. Bilgisayar bağdarlamacısı.

I am a programmer : Programcıyım.

Programme switching center : Ana denetim odası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yönetim odasından gelen ses ile görüntünün yayına verilmek üzere denetlendiği oda.

Systems programmer : Jüye bağdarlamacısı. Sistem programcısı.

Deprogrammer : Yeni bir eğitim veren. Kötü bir etkiden kurtulan kimse. Yeniden eğiten. Kötü bir alışkanlığı bırakan.

 

Programme filler : Destekleyici izlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir sinema izlencesinde baş filmin yanı sıra gösterilmek üzere hazırlanan ikinci derecede film ya da filmlerden oluşan izlence.

Programme output : Bilgisayarda izlence gereğince verilerin çeşitli biçimlerde işlemesiyle elde edilen yazımlı sonuç. İzlence çıktısı.

İngilizce Programmers Türkçe anlamı, Programmers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Programmers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Information : İddia. Enformasyon. İlmi vukuf. İstihbarat. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. Haber. Malumat. Bilgi. Şikayet. Bili.

Crash programme : Hızlandırılmış veya yoğun ders programı.

Software developer : Yazılım geliştirici. Yazılım geliştiricisi. Bilgisayar uygulamaları geliştirilmesi işiyle uğraşan kimse.

Program : Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Programlamak. Düzen. İzlence dergisi. Gösteri. İzlence. Program. Yazılım. Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan.

Syllabus : Karara bağlanmış dosyaya eklenen not. Liste. Yıllık plan. Öğretim izlencesi. Müfredat bağdarlaması. Öğretmenin bir öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü bulunduğu sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda, yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceğini gösteren ve öğretmence hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planı. Koyak. Program. Öğretim bağdarlaması. Ders programı.

 

Programmer : İzlenceci. Daha önce tanımlanmış görevleri yapacak nitelikte bilgisayar izlenceleri tasarlayıp yazan, bunları deneyerek, varsa yanlışlarını düzelten, gerekli belgelemeyle birlikte kullanıma hazır duruma getiren kişi. özellikle bu işi uğraş edinmiş kişi. İkili izlencedeki iki filmden önemsiz olanı. İkinci film. Bilgisayar bağdarlamacısı. İzlenceleyici.

Course of study : Akademik dersler programı. Müfredat programı. Başlıca. Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu. Bir dizi derste verilen eğitim.

Curriculum : Müfredat. Müfredat programı. Müfredat bağdarlaması. Öğretim bağdarlaması. Eğitim programı. Bir okulu bitirmek ya da bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan program. öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz. öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program. Öğretim programı. Öğretim izlencesi. Eğitim müfredatı.

Computer programmer : Bilgisayar bağdarlamacısı. Bilgisayar yazılımı yazan kimse.

Course of lectures : Konferans serisi.

Programmers synonyms : degree program, crash program, reading program, programers, software engineer, schedule, info, programer, crash course, scheduler, schedulers.

Programmers zıt anlamlı kelimeler, Programmers kelime anlamı

Hardware : Aksam. Silah. Nalbur. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Bilgisayar donanım sistemi. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Teçhizat. Gereç. Hırdavatçı dükkanı. Hırdavat.

Object program : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Nesne programı. Amaç izlence. Bir izlenceleme dilinde yazılmış kaynak izlencenin derlenmesiyle elde edilen izlence. Amaç program.

Source program : Kaynak izlence. Bir çevirici ya da derleyici aracılığıyla amaç izlenceye dönüştürülmesi gereken, dolayısıyla doğrudan uygulanma olanağı bulunmayan deyimlerden oluşan izlence. Kaynak bağdarlama.