Syllabus türkçesi Syllabus nedir

  • Ders programı.
  • Ders özeti.
  • Program.
  • Liste.
  • Koyak.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Öğretim izlencesi.
  • Müfredat bağdarlaması.
  • Öğretim bağdarlaması.
  • Karara bağlanmış dosyaya eklenen not.
  • Müfredat.
  • Öğretmenin bir öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü bulunduğu sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda, yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceğini gösteren ve öğretmence hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planı.
  • Cetvel.
  • Yıllık plan.

Syllabus ingilizcede ne demek, Syllabus nerede nasıl kullanılır?

Changes in the syllabus : Resmi program yapıldıktan sonra ders planında meydana gelen değişiklikler.

Syllabuses : Liste. Müfredat. İzlenceler. Ders özeti. Karara bağlanmış dosyaya eklenen not. Ders programı.

Syllabary : Hece yazımı. Heceleme levhası. Hece işaretleri listesi. Hece işaretleri listesi (çin). Heceleri gösteren işaretler tablosu. Heceler tablosu. Hece yazı.

Syllabary ordering : Hecesel sıralama.

Syllabi : Liste. Ders özeti. (çoğul) müfredat. Karara bağlanmış dosyaya eklenen not. (çoğul) ders programı. Müfredat. Ders programı.

Syllabic writing : Seslemsel yazı. Hece yazısı. Bir dildeki kelimelerin her sesini değil her hecesini ayrı bir işaretli gösterme sistemine dayanan yazı türü; heceleri temsil eden sembollere bağlı yazı türü. eski kıbrıs yazısı, çivi yazısı, çin, japon ve kore yazısı gibi.

 

Syllabic companding : Hecesel sıkıştırma-genleştirme.

Syllabication : Hecelere ayırma. Kelimeyi hecelere ayırma: baş-la-ya-bi-lir-mi-yim?, ge-le-cek-ler-di, o-tu-ru-yo-ruz vb. Seslemleme. Heceleme.

Syllabic equilibrium : Hece denkleşmesi. Uzun ünlü taşıyan bir hecenin kısa ünlüsü olan iki heceye ayrılarak denkleşmesi olayı: ana altayca köke> ana türkçe kök «gök», moğ. köke; ana altayca ere> t. er, moğ. ere; tkm beş >yak. bies «beş»; tkm. bol-> yak. buol- «olmak»; tkm. ot, yak. uot «ot»; tkm. tört> yak. tüört «dört» vb.

Syllabicate : Hecelere ayırmak. Hecelemek.

İngilizce Syllabus Türkçe anlamı, Syllabus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syllabus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chronology : Uzay, tarih alanlarında kullanılır. Zaman ölçüsü üzerinde çalışan ve olayları zaman sıvasına göre veren bilim. gökbilimde, gözlemlere dayanarak zaman ölçeğini saptayan; tutulmaları, gezegenlerle ilgili önemli olayları, yıldızların yerlerini zaman sırasına göre veren dal. „. Zaman dizisi. Zamandizi. Kronoloji. Zaman dizini. Tarihsel olayların zaman açısından sırası. Zamandizin. Zamanbilimi.

Measuring rod : Ölçme çubuğu. Ölçü değneği. Ölçü çubuğu.

Checklist : Kontrol listesi. Bakılması veya kontrol edilmesi gereken isimler listesi. Yapılacak işler listesi. Yapılması veya kontrol edilmesi gereken görevler veya şeyler listesi.

Rulers : Cetveller. Hükümdar. Hakim. Çizgi makinesi. İdareci. Yönetici.

 

Straightedges : Çizgilik. Mastar.

Tally : Etiket. Sayım yapmak. Hesap. Sundurma veya antrepoya boşaltılmadan, aracın üzerinde gümrük işlemlerinin yapılıp, gümrükten çekilen eşyanın mal sahiplerine teslim edilen miktarını gösteren belge. Saymak. Vira etmek. Sayıların yazıldığı kağıt. Uydurmak. Çetele kağıdı.

Schedule : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Çizelgelemek. Programlamak. Yapılacak işlerin bölümlerini ve her bölümü gösteren örnekseme. Planlamak. İlave etmek. Tarifeye geçirmek. Takvim belirlemek. Tarifeye yazmak.

Curriculums : Dersler. Eğitim programı. Öğretim programı. Eğitim müfredatı. Müfredat programı.

Barranca : Baranka. Dik bayırları olan kuru vadi. Dik. Bir yanardağ ağzından eteklerine kadar inen derin ve geniş oluk-benzeri yarık. Kaya. Derin çukur. Işınoluk. Bir yanardağ ağzından dağın eteğine dek inen derin ve geniş aşınma olukları.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Syllabus synonyms : degree program, reading program, crash program, rule, coves, details, chronologies, a priori knowledge, achievement tests, abstract intelligence, beadrolls, roster, format, yearly plan, barranco, book, ravines, agendum, active school, abstract reasoning, calendars, timetable, achievement age, information, crash course, syllabi, valley, tallies, academy of economic and commercial sciences, ravine, tabulated form, timetables, checklists.

Syllabus ingilizce tanımı, definition of Syllabus

Syllabus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A compendium containing the heads of a discourse, and the like. The headnote of a reported case. The brief statement of the points of law determined prefixed to a reported case. The opinion controls the syllabus, the latter being merely explanatory of the former. An abstract.