Measuring rod türkçesi Measuring rod nedir
- Ölçme çubuğu.
- Ölçü değneği.
- Cetvel.
- Ölçü çubuğu.
Measuring rod ingilizcede ne demek, Measuring rod nerede nasıl kullanılır?
Measuring : Ölçüm. Değer biçme. Ölçme. Ölçü.
Rod : Asa. Kol. Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası. Aks. Tabanca (argo terim). Değnek. Çubuk. Çubuk (demirden veya ağaçtan yapılmış). Sopa. Revolver.
Measuring and folding machine : Ölçme-katlama makinesi. Ölçme katlama makinesi.
Measuring and rolling machine : Ölçme sarma makinesi. Ölçme-sarma makinesi.
Measuring apparatus : Ölçüm aparatı. Ölçme aleti. Ölçü aleti. Ölçme aygıtı.
Measuring bridge : Ölçme köprüsü. Ölçü köprüsü.
İngilizce Measuring rod Türkçe anlamı, Measuring rod eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Measuring rod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ruler : İdareci. Taht sahibi devlet başkanı. Yönetenler. Bey. Kağan. Padişah. Yönetici. Hükümdar. Hakim. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır.
Rule : Sözü geçmek. Hüküm vermek. Karar vermek. Hükümdarlık etmek. Yargılar. -e egemen olmak. Hükümdarı olmak. Dizginlemek. Geçerli olmak. Tüzük.
Dipstick : Gösterge çubuğu. Salak. Seviye çubuğu. Yağ ölçme çubuğu. Sefil. Daldırmalı düzey ölçeği. İdiyot. Yağ göstergesi çubuk. Daldırmalı seviye ölçme çubuğu.
Straightedges : Çizgilik. Mastar.
Gauge rod : Mastar çubuğu. Ray açıklık mastarı.
Scale : Teraziye vurmak. Hesaplamak. Kazan taşı. Barem. Ölçeklendirmek. Kefe. Kabuk. I. alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. örnek: ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plakoyit pul gibi balık pulları. kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. örnek: sürüngen pulu. kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar. bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar. Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların durağan konumlarını belirleyen ve k, l, m...'simgeleriyle gösterilen eşözekli yuvarlar. 2 bir metalin yenimi sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görünebilen katman. bir ısı değiştiricinin gövdesi. Ölçü.
Foot rule : Ölçü. Ayar. Bir kadem boyunda cetvel. Bir ayaklık cetvel.
Chronology : Zaman ölçüsü üzerinde çalışan ve olayları zaman sıvasına göre veren bilim. gökbilimde, gözlemlere dayanarak zaman ölçeğini saptayan; tutulmaları, gezegenlerle ilgili önemli olayları, yıldızların yerlerini zaman sırasına göre veren dal. . Zamanbilim. Zamanın devirlere ayrılması. Tarihsel olayların zaman açısından sırası. Tarihsel sıralama. Uzay, tarih alanlarında kullanılır. Olayların tarihini araştıran ve sıralayan bilim. Zamanbilimi. Zamandizin.
Chronologies : Zamanın devirlere ayrılması. Zaman dizin. Tarihsel sıralama. Zaman dizini. Zaman dizisi. Kronoloji. Kronolojik liste. Zamandizi. Zamandizin.
Tally : Skor. Çetelesini tutmak. Sayı. Uymak. Saymak. Fiş. Sayım yapmak. Vira etmek.
Measuring rod synonyms : syllabus, measuring stick, tabulated form, tallies, rulers, stadia, straightedge, dipsticks, gauging rod, bill, gauge stick.

Bu kısımda Measuring rod kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Measuring rod ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Measuring rod anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Measuring rod ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.