Foot rule türkçesi Foot rule nedir

Foot rule ingilizcede ne demek, Foot rule nerede nasıl kullanılır?

Foot : Dip. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Ayak kısmını örmek. Gitmek. Yaya yürümek. Çıkarmak. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oynamak. Ayakucu.

Rule : Buyurmak. Dizginlemek. İlke. Yönetmelik. Yöntem. Hüküm vermek. -e egemen olmak. Düzeyinde olmak. Karara varmak. İdare etmek.

Foot and mouth disease : Dabak hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Şap hastalığı. El ayak hastalığı.

Foot bath : Ayak banyosu.

Foot blister : Yiyecek kabarıklığı. Kurdeşen.

Foot brake : Ayak eğleci. Ayak freni.

İngilizce Foot rule Türkçe anlamı, Foot rule eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foot rule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caliber : Kabiliyet. Kalibre. Çap. Kapasite. Kalite. Yetenek.

Rulers : Çizgi makinesi. Hükümdar. İdareci. Cetveller. Hakim. Yönetici.

 

Calibre : Kabiliyet. Kalite. Kapasite. Yetenek. Kalibre. Çap. Ayarlamak.

Calibres : Kalite. Kapasite. Ayarlamak. Yetenek. Kalibre. Kabiliyet. Çap.

Extents : Genişlik. Yükseklik. Uzunluk. Boyut. Derece. Kapsam. Alan.

Chronologies : Zamandizi. Zaman dizisi. Kronoloji. Tarihsel sıralama. Zaman dizin. Zamanbilim. Kronolojik liste. Zamanın devirlere ayrılması. Zamandizin.

Gaging : Miktar. Bahis. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Ebat. Bahse girmek. Rehin vermek. Tartmak. Ölçmek. Kalibresini ölçmek.

Chronology : Zamanbilimi. Zamanbilim. Zaman dizin. Zaman dizisi. Zamandizin. Zamanın devirlere ayrılması. Kronoloji. Olayların tarihini araştıran ve sıralayan bilim. Kronolojik liste.

Accuracies : Dikkat. Titizlik. Kesinlik. İncelik. Tamlık. Doğruluk. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Hassasiyet.

Calibration : Bir ölçü aracının gösterdiği değerleri, ölçek olarak kabul edilen ya da doğruluğuna güvenilen başka bir araca göre düzenleme. Bölmelendirme. Ölçüleme. Bir ölçüm aygıtını amaca uygun olarak derecelendirme. bir ölçmede yapılan yanılgı sınırlarını saptama. Bir aygıtın ölçüme yaraması için belli birimler cinsinden bölmelere ayrılması. Kalibrasyon. Ayarlama. Çaplama. Ekonomi, fizik, uzay, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Foot rule synonyms : calibers, measuring rod, rule, denomination, gauges, ruler, admeasurement, adjustments, scale, benchmark, tallies, bill, adjustment, fineness, adjusting, dimensions, gauge, dimension, tabulated form, syllabus, straightedges, carats, degree, benchmarks, extent, straightedge, denominations, alloy, tally, accuracy, karat, carat, calibrations.